Koca ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Kadının eşi.
1 . Kadın kocasını hiç sevmiyormuş.
2 . Böyle kocam olacağına hiç olmasın daha iyi.
3 . Kadının görevi kocasına hizmet etmekmiş, lafa bak sen.

İkinci Anlamı: Büyük, iri.
1 . Koca bir yazı daha bitirdik.
2 . Koca koca ağaçlara nasıl da tırmanıyordu.
3 . Koca adam oldun şu oyundan vazgeçemedin.
Devamını Oku

Koy ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Küçük körfez.
1 . Tekneyi bir koya alıp dinlendik.
2 . Koyda balık tutanların sayısı hiç de az değildi.

İkinci Anlamı: Koymak.
1 . Elindeki kalemi dolabına koyup çıktı.
2 . Parayı cebine koyar mısın lütfen.
Devamını Oku

Kupa ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Bir bardak türü.
1 . elindeki kupada sıcak çay vardı.
2 . Kupasını yere düşürünce paramparça oldu.

İkinci Anlamı: Yarışmalarda dereceye girenlere verilen ödül.
1 . Bu kupayı bizim takımımız kazandı.
2 . Yarışmacı bize altın kupa kazandırdı.
Devamını Oku

Kurum ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Kuruluş, müessese.
1 . Türk Dil Kurumu selfie kelğimesine karşılık buldu.
2 . Bu kurumda çalışanlar çok çalışkanmış.
3 . Çocuk bir devlet kurumunda memurmuş.

İkinci Anlamı: Soba bacasında biriken is.
1 . Ayda bir defa bacadaki kurumu temizlemek gerekir.
2 . Biriken kurum odaya dağılıverdi.
Devamını Oku

Kuşak ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Bez parçası.
1 . Belindeki kuşakta neler var neler.
2 . Çocuk kara kuşağı takınca dövüşçü oldu sanıyor.

İkinci Anlamı: Nesil.
1 . Kaç kuşak geçti; ama gelenekler görenekler asla unutulmadı.
2 . Barışı gelecek kuşaklara da sevdirin.
Devamını Oku

Kap ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: İçi oyuk olan tabak çanak vs.
1 . Meyveleri şu kaplara doldurun.
2 . Bir kaba yoğurt koyup kedinin önüne bıraktı.
3 . Kaptaki deterjanı bitirmeyin sakın.

İkinci Anlamı: Kapmak.
1 . Ali topu kaptığı gibi kaleye doğru koşmaya başladı.
2 . Bugün yine paraları kaptı.
3 . Bu kızı kimseye kaptırma.
Devamını Oku

Mil ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Uzunluk birimi.
1 . En yakın ada buraya 3 mil uzaklıktaymış.
2 . Yaklaşık beş mil uzaklaştık şehirden.

İkinci Anlamı: Akarsuyun gerisinde bıraktığı çamur.
1 . Dikkat edin mile batmayın.
2 . Bostanımız hep mil içinde kalmış.
Devamını Oku

Maskara ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Güldürücü olan. Eğlendiren.
1 . Düştüğü durum ile düşmanına maskarası oldu.
2 . Bu kedi tüm mahallenin maskarası oldu.
3 . Kazanmazsan bir ekmek parası, olursun düşmanının maskarası.

İkinci Anlamı: Kirpik boyası.
1 . Kadın maskarayı biraz fazla kaçırmış.
2 . Sürdüğü maskara ile gözleri daha canlı hale gelmiş.
Devamını Oku

Manda ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Büyükbaş bir hayvan.
1 . Evinde manda besliyormuş.
2 . Mandalara o kadar yem veriyoruz, bir fayda göremiyoruz.
3 . Manda eti biraz sert olurmuş.

İkinci Anlamı: Bir devlete verilen vekillik. Başka bir devletin himayesinde yaşama.
1 . Manda, Erzurum kongresinde reddedilmiştir.
Devamını Oku

Mal ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Mülkiyet, ekonomik varlık.
1 . Adamın bir sürü malı varmış.
2 . Kimse kimsenin mal varlığına müdahale edemez.
3 . Mal benim değil mi kardeşim, vermiyorum işte.

İkinci Anlamı: Büyükbaş hayvan.
1 . Malına sahip çık, bostanıma girmesin.
2 . Köyün bütün malları merada otlanıyordu.
3 . Adam, malı ile çift sürüyordu.
Devamını Oku

Mayıs ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Beşinci ay.
1 . Mayıs ayının beşinde yirmi yaşına girecekmiş.
2 . Mayıs ayı 31 çekmektedir.
3 . Her mayıs ayında burada şenlikler düzenlenir.

İkinci Anlamı: Hayvan gübresi.
1 . Sığır mayısı iyi yanarmış sobada.
2 . Pis mayıs kokusu her tarafa yayılmış.
Devamını Oku

Makam ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Yer, mevki.
1 . Adam makam sahibi oldu diye şımardı.
2 . Makamımıza hoş geldiniz değerli misafirler.
3 . Bulunduğu makam çok iyiymiş.

İkinci Anlamı: Türk müziğinde bir terim.
1 . Bu türkünün makamı böyle değildi.
2 . Lütfen şarkıyı makamına uygun bir şekilde söyler misiniz?
Devamını Oku

Mantar ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Şişe tapası.
1 . Şampanyanın mantarı çıkınca ortalık şampanyaya bulandı.
2 . Şişenin mantarını bir türlü çıkaramadım.
3 . Sirke şişesinin mantarı iyice sıkışmış.

İkinci Anlamı: Yerden çıkan ve yenen bir tür bitki.
1 . Topladığımız mantarlar zehirli olabilir.
2 . Dağ mantarı toplamaya gideceklermiş.
3 . Yağda kavrulmuş mantarı çok severim.

Üçüncü Anlamı: Patlayıcı bir madde.
1. Elindeki mantar patlayıverdi.
2 . Mantar silahına tüm harçlığını vermiş.
Devamını Oku

Bağır Kelimesi ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Göğsün ön tarafı.
1 . Bağrıma bir hançer soksaydın canım ancak bu kadar acırdı.
2 . Bağrımda bir ağrı var ama sebebini çözemedim.
3 . Adamın bağrına kurşun isabet etmiş.

İkinci Anlamı: Bağırmak.
1 . Erkeksen bana da bağırsana!
2 . Bağır bağır sesim kısıldı ya!
3 . Bana böyle bağıramazsın sen.
Devamını Oku

Bahar Kelimesi ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Bir mevsim. (ilkbahar)
1 . Bahar mevsiminde buralarda rengarenk çiçekler açar.
2 . Karlar bahar ayında eridiği için dereler dolup taşacaktır.
3 . Mevsimlerden en çok baharı seviyorum.

İkinci Anlamı: Baharat kelimesinin tekili.
1 . Bu yemeğe bahar da ekleseydik tadı daha güzel olurdu.
Devamını Oku

Bar Kelimesi ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: İçki içilen eğlence mekanı.
1 . Her gece o bar senin bu bar benim gezip duruyordu.
2 . Adamın ömrünün yarısı barlarda geçti.
3 . Bir barda garsonluk yapıyormuş.

İkinci Anlamı: Erzurum yöresine ait bir halk oyunu.
1 . Buraların en meşhur oyunu bardır.
Devamını Oku

Ben Kelimesi ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: 1. tekil kişi.
1 . Onu buraya ben çağırdım.
2 . Beni zaten kimse anlamadı.
3 . Ben sana onun gelmeyeceğini söylememiş miydim?

İkinci Anlamı: Ciltteki siyah noktalar.
1 . Burnunun  kenarında siyah bir ben vardı.
2 . Yüzündeki benleri aldırmak için küçük bir operasyon geçirecekmiş.
3 . Vücudumuzdaki benleri kesmek çok tehlikelidir.
Devamını Oku

Kıta ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Büyük kara parçası.
1 . Amerika Kıtası, kuzey ve güney olmak üzere ikiye ayrılır.
2 . Türkiye, Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlar.
3 . Afrika, dünyanın en eski kıtalarından birisidir.

İkinci Anlamı: Dört dizeden oluşan şiir, dörtlük.
1 . Necip Fazıl'ın bu kıtasından çok etkilendim.
2 . Sevgi üzerine 3 kıtalık bir şiir yazmam gerekiyor.
3 . Bana da bir kıta yazar mısın?

Üçüncü Anlamı: Askeri birlik.
1 . Tüm kıtaya emir yağdırmaktan vazgeçmedi bu komutan.
2 . Bizim kıtanın banyo günüymüş bugün.
Devamını Oku

Kır ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Beyazla siyah rengin karışımı.
1 . Kır atını çayırlara salmıştı.
2 . Kır saçlı adam Ali'nin amcasıymış.
3 . Kıra çalan bir kazak vardı üzerinde.

İkinci Anlamı: Dağ, bayır, tarla vs.
1 . Çocuklarını alıp kırlara çıkmış.
2 . Yarın kıra çıkıp çiçek toplayacağız.
3 . Kırda otlayan kuzuları görünce çok heyecanlandı.
Devamını Oku

Toka ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Saçları birbirine tutturmaya yarayan alet.
1 . Saçlarında kelebek şeklinde bir toka vardı.
2 . Bu kız yine tüm tokalarını kaybetmiş.
3 . Sana bir takım toka aldım.

İkinci Anlamı: El sıkışma.
1 . Onunla tokalaştım.
2 . Erkeklerle tokalaşmıyormuş bu kadın.
3 . Hemen hemen her kültürde tokalaşmak vardır.
Devamını Oku

Ton ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: 1000 kg'lık ağırlık birimi.
1 . Bu kaplumbağanın ağırlığı bir tonu geçiyormuş.
2 . Adam neredeyse bir ton olmuş, aşırı yemekten hala vazgeçmiyor.
3 . Tonlarca ağırlığı tek başıma iki günde buraya taşıdım.

İkinci Anlamı: Ses veya renk derecesi.
1 . Bir ton daha yüksek sesle konuşur musun?
2 . Bu rengi bir ton daha açmalısın.
3 . Ses tonunu babana karşı yükseltmekten utanmıyor musun?
Devamını Oku

Top ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Oyun oynama aracı, oyuncak.
1 . Pikniğe giderken yanlarına top da aldılar.
2 . Çocuğun topunu utanmadan patlatmış.
3 . Kızıma pembe bir top aldım

İkinci Anlamı: Ateşli silah.
1 . İstanbul, toplarla fethedilmiştir.
2 . Ramazanda top patlayınca herkes yemeklere saldırdı.
3 . Toplarla tüfeklerle gelseniz de kararımızdan vazgeçmeyeceğiz.
Devamını Oku

Tabiat ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Evren, doğa.
1 . Tabiattaki bütün canlılara değer vermek gerekir.
2 . Tabiatta akıl sır erdirilemeyecek birçok şey var.
3 . Tabiatı kirletmek çok yanlıştır.

İkinci Anlamı: Kişilik, karakter, huy.
1 . Adamın tabiatında cömertlik var.
2 . Sakın tabiatını bozma, sen böyle iyisin.
3 . Tabiatında kıskançlık olan insanların mutlu olması mümkün değildir.
Devamını Oku

Tavşan ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Uzun kulaklı bir hayvan.
1 . Arabamızın önüne bir tavşan atlayıverdi.
2 . Evde tavşan beslemek hiç de akıl karı değil.
3 . Tavşanlar, en sevimli hayvanlardır.

İkinci Anlamı: Tahta oymacısı.
1 . Bu tahtanın üzerine bu güzel desenleri yapan tavşan, birinci seçildi.
Devamını Oku

Ünlü ile İlgili Cümleler

Ünlü Kelimesi ile İlgili Cümleler

1. Ünlü sanatçının binden fazla eseri varmış.

2. Malatya'nın kayısısı çok ünlüdür.

3. Ünlü iş adamı, bu hayır kurumuna 1 milyon TL bağış yaptı.

4. En büyük idealim, büyük bir icat yaparak dünya çapında ünlü olmak.

5. Adam bu sinemada oynadıktan sonra çok ünlü oldu.



Birinci Anlamı: Şöhret sahibi olan. Meşhur.

1 . Tarkan, en ünlü sanatçılarımızdan birisidir.
2 . Buranın yemekleri ünlüymüş.
3 . Bütün ünlü sanatçıları bir araya toplamayı düşünüyormuş.

İkinci Anlamı: Sesli harf.

1 . A, alfabemizin ilk ünlüsüdür.
2 . Alfabemizde sekiz adet ünlü harf vardır.
3 . a, ı, o, u harfleri ünlü harflerdir.
Devamını Oku

Yar ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Sevgili
1 . Yarimi çok özledim.
2 . En güzel şeyleri bile yarimle değişmem.
3 . Yarini mi özledin çocuk!

İkinci Anlamı: Uçurum.
1 . Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.
2 . Böyle bir yardan paraşütle atlamak yürek ister.
3 . Gönlümün yarlarından atıverdi kendisini.
Devamını Oku

Yaş ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Varlıkların doğduğundan veya yaratıldığından beri geçen süre.
1 . Ninem 96 yaşında vefat etti.
2 . Bu yaştaki çocukların yaramazlık yapması normal.
3 . Parkta altı yüz yaşında çınar ağaçları varmış.

İkinci Anlamı: Islak.
1 . Annemin gözü yaşlı kaldı.
2 . Yaş elbiseleri buraya asabilirsiniz.
3 . Yaş yaprakları yakamazsın, duman yapar.
Devamını Oku

Yaz ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Bir mevsim.
1 . Bu yaz ülkemiz kavrulacakmış.
2 . Yaz ayında her türlü meyve ve sebzeyi bulmak mümkündür.
3 . En sevdiğim mevsim yaz mevsimidir.

İkinci Anlamı: Yazı yazmak.
1 . Yazma kabiliyeti olan bu çocuğu iyi yetiştirmek gerekir.
2 . Şimdi bana iyilik ile ilgili bir yazı yaz.
3 . Söylediklerimi herkes yazsın.
Devamını Oku

Yüz ile İlgili Cümleler

 YÜZ KELİMESİNİ FARKLI ANLAMLARA GELECEK ŞEKİLDE CÜMLE İÇİNDE KULLANIN.

Birinci Anlamı: Bir sayı.
1 . Adam yüz yaşına varmış ama hala dimdik.
2 . Günde yüz sayfa kitap okursan başarılı bir öğrenci olabilirsin.
3 . Yüz yıllık bir geçmişi varmış bu köyün.

İkinci Anlamı: Suda yüzmek.
1 . Her sene bu kumsalda bir hafta boyunca yüzerim.
2 . Hava çok sıcak, sen de serinlemek için biraz yüz bence.
3 . Sakın barajda yüzelim demeyin.

Üçüncü Anlamı: Sima, çehre.
1 . Kızın yüzü çok güzeldi.
2 . Yüzünde iki tane kocaman ben var.
3 . Adamın yüzüne bakılmaz ama para olunca herkes adamın etrafında dört dönüyor.

Dördüncü Anlamı: Herhangi bir hayvanın derisini soymak.
1 . Adam iki dakikada kocaman öküzün derisini yüzdü.
2 . Bu hayvanların kürkünü kullanmak için derilerini canlı canlı yüzüyorlarmış.
3 . Koçu keserim ama dersini ben yüzmem.
Devamını Oku

Yazma ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Kafaya örtülen, çoğunlukla desenli olan bez.
1 . Al yazması ile bir başka güzel olmuştu.
2 . Yazmasını kafasına alıp dışarı fırladı.
3 . Bu yazmanın üzerindeki motifler harika olmuş.

İkinci Anlamı: Yazı yazmak.
1 . İki saattir yazıyorum; ama ödevi hala bitiremedim.
2 . Yazı yazmayı çok seviyorum.
3 . Sakın şu deftere konu dışında başka bir şey yazma.
Devamını Oku

Yat ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Konforlu deniz taşıtı.
1 . Adam bu yata trilyon para ödemiş.
2 . Artık yatı katı olmayana kimse bakmıyor.
3 . Geceyi yeni aldığı yatta geçireceklermiş.

İkinci Anlamı: Yatmak, uzanmak, uyumak.
1 . Adam saatlerdir burada yatıyormuş.
2 . Senin yatmaktan başka işin yok mu oğlum?
3 . Düşmanı görünce hemen yere yat.
Devamını Oku

Zar ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: İnce deri veya kabuk.
1 . Soğan zarı üzerinde incelemelerde bulunduk.
2 . Yumurtanın zarını da kaldırırsan onu daha rahat soyabilirsin.
3 . Bu meyve ince bir zarla kaplı.

İkinci Anlamı: Üzerinde noktalar bulunan, kare prizması şeklinde nesne. Tavla oynama aracı.
1 . Attığı her zar düşeş geliyor.
2 . Zarlardan biri kayıp olduğu için tavla oynayamadık.
3 . Zar atarak kimin bulaşık yıkayacağına karar vermeye çalışıyorlar.
Devamını Oku

Tez ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Sav, iddia, ödev.
1 . Bu tezi öne sürmene inanamıyorum.
2 . Adam hakkımızda öyle bir tez sundu ki şaşırdım kaldım.
3 . Kuzenimin sınıfını geçmesi için öğretmenin verdiği tezi hazırlaması lazım.

İkinci Anlamı: Çabuk.
1 . Anneme tez haber verin, buraya kadar yorulmasın.
2 . Bu ilanı tüm öğrencilere tez duyurun.
3 . Tez buraya gel, saatlerdir seni bekliyoruz.
Devamını Oku

Şiş ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Sivri metal çubuk.
1 . Mangal şişlerini evde unutmuşuz.
2 . Elindeki etleri şişe geçirdikten sonra közlerin üzerine bıraktı.
3 . Eskiden bu büyük şişlerle döşek dikerlerdi.

İkinci Anlamı: Şişkin olan.
1 . Adamın karnı bu kadar şiş iken nasıl hareket etsin.
2 . Şiş bir balonu almış geliyordu.
3 . Şiş gözlerle bana bakıyordu.
Devamını Oku

Soy ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Irk, kabile.
1 . Bu soydan gelen insanlar asil olurlarmış.
2 . Soyunuzun nereden geldiğini araştırdınız mı hiç?
3 . Adamın soyu sopu belli, daha ne istiyorsun?

İkinci Anlamı: Soymak, kabuğunu çıkarmak.
1 . Yemeğe katmak için iki soğan soydu.
2 . Elmayı soymadan yemek daha yararlı.
3 . Bu yaşına gelmiş daha bir portakalı soyamıyor.
Devamını Oku

Soluk ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Nefes.
1 . Adam derin bir soluk aldıktan sonra konuşmaya başladı.
2 . Spor yaparken soluğumuzu burundan çekmeli ağzımızdan vermeliyiz.
3 . Böyle havasız bir ortamda dakikalarca soluksuz kaldık resmen.

İkinci Anlamı: Rengi gitmiş olan, mat.
1 . Soluk renkli bir kıyafet giymişti.
2 . Bu soluk bayrağı acilen değiştirmemiz gerekir.
3 . Soluk renklerle evinizi boyamayınız.
Devamını Oku

Sıra ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Belli bir çizgi veya ortam üzerinde dizi halinde durma.
1 . Adamlar bankadan para çekmek için sıraya girmişlerdi.
2 . İlk sırada uzun boylular duracakmış.
3 . Ekmek sırası beklemekten usandım.

İkinci Anlamı: Birkaç kişilik oturak.
1 . Okul sıraları iyice eskimişti.
2 . Sınıfta sıra olmadığı için başka sınıflardan taşımak zorunda kaldık.
3 . Çocuklar tüm sıraları kırmışlar.
Devamını Oku

Seri ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Sıra, dizgi.
1 . Bu kitapların serisini aldım.
2 . Büyük Atlas Ansiklopedilerin serisi var kütüphanemizde.
3 . Bir mektup serisi var odasında.

İkinci Anlamı: Hızlı.
1 . Biraz daha seri olmazsanız, bu işi akşama kadar bitiremeyiz.
2 . Seri adımlarla buradan uzaklaştı.
3 . Bu kadar seri hareket eden bir böcek görmemiştim daha önce.
Devamını Oku

Saz ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Sulak alanlarda yetişen bir tür ince kamış.
1 . Sazların arasındaki ördek yuvaları, tilkilerin istilasına uğramıştı.
2 . Bu sazların arasında timsahlar kol geziyormuş.
3 . Yaptıkları derme çatma kulübenin çatısını sazlar ile yaptılar.

İkinci Anlamı: Çalgı, müzik aleti.
1 . Saz çalıp türkü söyleyen aşıklar, her fırsatta atışırdı.
2 . Bu sene bir saz kursuna gitmeyi düşünüyorum.
3 . Sazı bu kadar güzel çalan birisini görmedim.
Devamını Oku

Satır ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Her bir yazı dizisi.
1 . Bu satırları okuyunca bir anda hüzünlendim.
2 . Her satırdan sonra iki satırlık bir boşluk bırakın.
3 . Satır bitiminde sayfaya sığmayan kelimelerin bazı heceleri yazılır ve sonrasında tire işareti kullanılarak geriye kalan heceler sonraki satıra yazılır.

İkinci Anlamı: Özellikle kasapların kullandığı büyük bir bıçak türü.
1 . Adam satır ile elini kesmiş.
2 . Bu adamların niyeti belli, insanın sokakta elinde satır ne işi var.
3 . Elindeki satırı iki dakikada biledi.
Devamını Oku

Sakin ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Hareketli olmayan, durgun. Sinirli olmayan.
1 . Bu denizin suları sürekli sakindir.
2 . Sakin bir hayatı vardı kadının.
3 . Sakin ol, hareket etme sakın.

İkinci Anlamı: Bir yerde oturan kişiler.
1 . Apartman sakinleri ile bir yemek tertip ettik.
2 . Köyün bütün sakinleri meydanda toplandı.
3 . Bu ilçenin sakinleri bir bir göçmüş buradan.
Devamını Oku

Sağ ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Sol kelimesini karşıt anlamlısı.
1 . Sağ kolunda derin bir yara vardı.
2 . Sağına soluna bakmadan geçme sakın!
3 . Sağında duran kitabı getirir misin?

İkinci Anlamı: Canlı, sağlam.
1 . Buraya sağ salim ulaştık çok şükür.
2 . Adam kendisi yetmiş yaşında ama babası hala sağmış.
3 . Sağ olarak döndün ya, daha da bir şey istemem Allah'tan.
Devamını Oku

Saf ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Sıra, dizi.
1 . Camide, saflar sık ve düzgün tutulmalı.
2 . Kitapları saf saf dizdiler.
3 . Küçük çocuklar ön safta dursunlar.

İkinci Anlamı: Katkısız, arı.
1 . Bu saf su dağın eteklerinden geliyormuş.
2 . Saf alkol ile yaptığımız deneyler tutmadı.
3 . Tuzun saf olanını kullanmalısın.

Üçüncü Anlamı: İçi temiz olan, kötülükten uzak olan kişi.
1 . Bu kadar saf ve temiz bir insan görmedim.
2 . İçi saf olanlar daha çok mutlu olurlar.
3 . Adam saflığını her daim korudu.

Dördüncü Anlamı: Aptal, deli (halk dilinde)
1 . Bu kadar saf olma kardeşim, seni basbayağı eziyorlar.
2 . Saf mısın sen, bu kadarcık şeye onca para verilir mi?
Devamını Oku

Saç ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Kafada yer alan kıllar.
1 . Adamın bu yaşta saçları tamamen ağarmış, yazık!
2 . Bu şampuanı kullananlarda saç dökülmesi yaşanmıyormuş.
3 . Saçları her gün yıkamak sakıncalı imiş.

İkinci Anlamı: Saçmak, dağıtmak.
1 . Elindeki boncukları etrafa saçtı.
2 . Bu kağıtları saçma böyle, sonra nasıl toplayacaksın.
3 . Gelinin üzerine gül yaprakları saçtılar.
Devamını Oku

Pazar ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Bir haftayı oluşturan yedi günün en sonuncusu.
1 . Pazar günü sınıfça pikniğe gideceğiz.
2 . Neredeyse tüm merkezi sınavlar pazar günü yapılıyor.
3 . Önümüzdeki pazar günü tüm alışveriş merkezleri kapalı olacakmış.

İkinci Anlamı: Alışveriş yapılan yer.
1 . Taze meyve ve sebze almak için pazara gitti.
2 . Pazardan aldığı kıyafetler kalitesiz çıktı.
3 . Saatlerdir pazarda dolanıyor ama hiçbir şey almış değil.
Devamını Oku

Pirinç ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Sulak alanlarda yetişen beyaz renkli tahıl.
1 . Kuru fasulyenin yanında pirinç pilavı olmazsa olmaz.
2 . Pirinçteki beyaz taşları ayıklamak çok zor.
3 . Burada bol bol pirinç pilavı yiyeceksin.

İkinci Anlamı: Bakır ve çinkonun karıştırılması ile elde edilen sarı renkli maden.
1 . Bu heykeli pirinçle yapmışlar.
2 . Pirinç madeninden yapılan paralar bulundu.
3 . Bazı mobilyalarda pirinç madeni güzel duruyor.
Devamını Oku

Pike ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Yatak örtüsü.
1 . Mağazadan birkaç pike alıp çıktı.
2 . Çocuğun döşeği pikesiz kaldı.
3 . Dikkat edin pikeyi kirleteceksiniz.

İkinci Anlamı: Uçağın hedefe yaptığı dalış.
1 . Uçak gemiye doğru ani bir pike yaptı.
Devamını Oku

Pazı ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Kolumuzun üst tarafındaki şişkin kas.
1 . Adam vücut geliştirmeyi sadece pazıları şişirmek zannediyor.
2 . Ne kadar da şişkin pazıların varmış öyle.
3 . Pazılarını şişirmek için her gün spor yapıyormuş.

İkinci Anlamı: Bir bitki.
1 . Pazı yaprakları ile sebze yapmışlar.
2 . İçinde pazı yaprakları bulunan yemekleri sevmiyorum.
3 . Bahçedeki pazılardan toplayıp akşam yemeği yapalım.
Devamını Oku

Pay ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Hisse, parça.
1 . Adamın payına bir milyon dolar düşüyormuş.
2 . Bu cevizler de o un payı.
3 . Herkes payına düşen eti alsın.

İkinci Anlamı: Azar, bağırma, kızma.
1 . Adamı iyice payladın.
2 . Babası tarafından paylanan çocuk ağlamaya başladı.
3 . Burada kimseyi paylamaya hakkınız yok, haddinizi bilin.
Devamını Oku

Patron ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: İş sahibi, iş veren.
1 . Bu kadar sert ve cimri bir patronum olmamıştı.
2 . Patron dediğin işçisinin kıymetini bilmeli.
3 . Bu cahil adamı nasıl başımıza patron yaptılar anlayamıyorum.

İkinci Anlamı: Biçki modeli.
1 . Düz çizgilerle çizilmiş patron parçalarında yazılmış yazıları düzeltti. 
Devamını Oku

Pas ile İlgili Cümleler

 Birinci Anlamı: Madeni nesnelerin üzerinde oluşan kahverengi tabaka.
1 . Evin su tesisatı tamamıyla pas tutmuş.
2 . İşlemeyen demir pas tutar.
3 . Parmağına paslı çivi batınca tetanos aşısı yaptırdık.

İkinci Anlamı: Maçlarda, oyuncuların topu birbirine bırakması.
1 . Ali Veli'ye muhteşem bir pas verince Veli ilk golünü atmış oldu.
2 . Pas vermeden oynamaya devam ederseniz bu maçı alamayız.
3 . Adam çok bencil, takım arkadaşlarına pas bile vermiyor, ille de golü ben atacağım diyor.
Devamını Oku

Öz ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Benlik, kendi.
1 . Özümü asla yitirmedim.
2 . Öz güvenini asla yitirmemelisin.
3 . Özünü bozmadan ilerlediğin için tebrik ederim.

İkinci Anlamı: Aynı anne ve babadan doğan kardeşler, biyolojik baba veya anne.
1 . Adamın öz babası bile bu kadar gaddarsa, var gerisini sen düşün.
2 . İki öz kardeş bir karış toprak için birbirine girdi.
3 . Öz dayımla birlikte bu karara vardık.

Üçüncü Anlamı: Bitkilerin hayat kaynağı olan su.
1 . Bu meyvenin özü kullanılarak yapılan sakızların tadı çok güzelmiş.
2 . Kesilen ağacın gövdesinden özü akmaya başladı.
3 . Arılar çiçek özü ile beslenir.

Dördüncü Anlamı: Anlamca yoğun ve net olan.
1 . Senden kısa ama öz bir yazı yazmanı istiyorum.
2 . Böyle öz bir sözü ancak o söyleyebilirdi zaten.
3 . Anneler Günü ile ilgili özlü sözleri biz okuyacağız.
Devamını Oku

Ocak ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Yılı oluşturan on iki aydan birincisi.
1 . Memurlar maaşlarını ocak ayından itibaren zamlı olarak alacaklar.
2 . Geçen sene ocak ayında gelmiştik.
3 . Türkçe yazılısı 18 Ocak'ta yapılacakmış.

İkinci Anlamı: Ateş yakılan yer, tandır, tüp.
1 . Tencereyi Ocaktan alıp tezgaha indirdi.
2 . Ocağı yak ta şu biberleri pişirelim.
3 . Ocakta unuttuğu süt taşmış

Üçüncü Anlamı: Maden çıkarılan yer.
1 . Bu ocaktan daha tonlarca bakır çıkarılır.
2 . Demir ocaklarının bazılarını kapatacaklarmış.
3 . Maden ocağındaki büyük çaplı kazada birçok kişi yaşamını yitirdi.

Dördüncü Anlamı: Ev, aile.
1 . Yurdumun üstündeki en son ocak sönmeden, dalgalanan bu bayrak sönmez..
2 . Ocağımızın direği babamızdır.
3 . Bu para ile onlarca ocak geçindirilebilir.
Devamını Oku

Kese ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Küçük torba.
1 . Belindeki kuşaktan bir kese altın çıkarıp adama uzattı.
2 . Bir kese madeni para ile bakkala gelip ıvır zıvır aldı.
3 . Yerdeki taş parçalarını elindeki keseye doldurdu.

İkinci Anlamı: Banyo yaparken vücudu temizlemek için kullanılan bez parçası.
1 . Çeyizinde onlarca kese vardı.
2 . Bu adamın temizlenmesi için hamamda saatlerce keselenmesi gerekir.
3 . Yün keseler temizlikte daha iyi sonuçlar veriyor.
Devamını Oku

Kaz ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Ayakları perdeli bir kuş türü.
1 . Kaz yumurtasının tadını hiç beğenmedim.
2 . Kazların göç etme zamanı geldi galiba.
3 . Gölde yüzen kazlar, insana huzur veriyordu.

İkinci Anlamı: Kazmak, eşmek.
1 . Tüm bahçeyi kazdılar ama hazine filan bulamadılar.
2 . Dostunun kuyusunu kazanlar o kuyuya önce kendileri düşerler.
3 . Buraya iki metrelik bir kuyu kaz, hemen su çıkar.
Devamını Oku

Katı ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Sert. Yumuşak olmayan.
1 . Buz, suyun katı halidir.
2 . Bu hamuru biraz daha katı hale getirmelisin.
3 . Bu katı meyveleri kim yiyecek ki!

İkinci Anlamı: Kuşların midesine verilen ad.
1 . Serçenin katısında neler çıkmadı ki!
2 . kuşun katısını biraz yiyecek gitti de zavallıcık kendine geldi.
Devamını Oku

Kahve ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Bir içecek.
1 . Bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır.
2 . Sabahları kahvesini yudumlarken gazetelere göz atmaya bayılırdı.
3 . Şekersiz kahveyi daha çok severim.

İkinci Anlamı: Oyun oynan yer, kahvehane.
1 . Adam kahveden çıkmıyor ki çocuklarının yüzünü görsün.
2 . Kahvede zamanlarını ziyan edenler Allah'a nasıl hesap verecekler bakalım.
3 . Yıl boyunca o kahve senin bu kahve benim gezinip durdu.
Devamını Oku

Kaş ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Gözlerin üstünde bulunan kıllar.
1 . Erkek adam dediğin kaşlarını aldırmaz.
2 . Yay gibi kaşları vardı sevgilimin.
3 . Kaşlarımız gözlerimizi korumakla görevlidir.

İkinci Anlamı: Uçurum, sarp kayalım.
1 . Hız yapınca kaştan uçmuş.
2 . Bu dik kaştan tırmanmak zor olacak.
3 . Dağ keçileri kaşlarda gezinmekten çok hoşlanır.
Devamını Oku

Kart ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Düzgün ve ince şekilde kesilmiş karton parçaları.
1 . Elindeki oyun kartlarını odaya fırlattı.
2 . Kartlara yazdığı İngilizce kelimelerin anlamını ezberlemeye çalışıyordu.
3 . Davetiye kartlarını postaya verdim.

İkinci Anlamı: Gençlikten çıkıp ihtiyarlamaya başlamış, güzelliğini yitirmiş olan kişi.
1 . Gencecik kızı bu kart adama mı verdiler.
2 . Adamın horozu kart mart ama iyi dövüşüyor.
3 . Tüm kart adamlar buraya yığılmış.
Devamını Oku

Kara ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Siyah renk
1 . Kara dutları bir kaseye doldurup götürdü.
2 . Kara gözleri beni adeta büyülemişti.
3 . Kimse adamın kara kaşına kara gözüne meraklı değil.

İkinci Anlamı: Toprak parçası
1 . Ufukta kara göründü.
2 . Yeryüzündeki büyük kara parçaları sürekli hareket halindedir.
3 . Dünyanın bir bölümü karalarla kaplıdır.
Devamını Oku

Kanepe ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Birkaç kişilik koltuk.
1 . Evdeki kanepeyi değiştirmenin zamanı gelmiş.
2 . Kanepeye dökülen dondurmayı dakikalarca silmesine rağmen temizleyemedi.
3 . Çocuk kanepeden düşüp kolunu incitmiş.

İkinci Anlamı: Peynirli, sucuklu, salamlı vb. küçük ekmek dilimi.
1 . Partideki kanepeler bayıldım.
2 . Kanepe tepsisinin önünde oturmuş, dakikalarca yiyordu.
3 . Ben birkaç kanepe ile doyacak adam mıyım kardeşim!
Devamını Oku

İt ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Köpek
1 . Akşamları burada it sürüleri dolaşır.
2 . İt ile yatan bit ile kalkar.
3 . İtlerin ulumasından nefret ediyorum.

İkinci Anlamı: İtmek.
1 . Adamı ani bir hareketle aşağı itti.
2 . Dolabı biraz daha geri itmemiz lazım.
3 . Birbirinizi itip durmayın, düşeceksiniz bak!
Devamını Oku

İç ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Dış kelimesinin karşıtı.
1 . Arabanın içi sigara kokuyordu.
2 . Evin içini maviye boyamışlar.
3 . Bardağın içini iyice temizle.

İkinci Anlamı: İçmek.
1 . Ezan okumadan şu suyu iç ki susamayasın.
2 . Ayranını hemen iç ki kalkalım artık.
3 . Her gün iki litre su içmeye özen gösteriyorum.
Devamını Oku

İn ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Mağara, yuva.
1 . Burası bir ayı inine benziyor.
2 . Bu inde binlerce yarasa yaşıyor.
3 . Çok karanlık bir inde dakikalarca ilerlemeye çalıştık.

İkinci Anlamı: İnsan
1 . İn misin cin misin, sen de kimsin?
2 . Eskiden buralarda inler yaşarmış.
3 . İnsan kelimesi in kelimesinden türetilmiştir.

Üçüncü Anlamı: İnmek eylemenin emirle çekimlenmiş şekli.
1 . Seni aşağıda bekliyor hemen aşağı in.
2 . Bu sarp kayalıklardan inmek hiç de kolay olmayacak.
3 . Ağaçtan inip yere uzandı.
Devamını Oku

Hayır ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Evet kelimesinin karşıtı, reddetme sözü.
1 . Hayır, seninle sinemaya gelmeyeceğim.
2 . Evlenme teklifine hayır cevabını vermiş.
3 . Hayır hayır, ne yaparsanız yapın beni ikna edemezsiniz.

İkinci Anlamı: İyi olan, hayırlı olan şey.
1 . Her şeyde bir hayır vardır.
2 . Yardıma muhtaç insanlara hayırda bulunurdu.
3 . Hayır işlerine ödenen para ziyan olmuş değildir.
Devamını Oku

Hayat ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Yaşam, canlılık.
1 . Hayatım boyunca doğruluktan asla ayrılmadım.
2 . Her şeye rağmen hayat güzel.
3 . Hayattaki en kötü şey, düşünmeden hareket etmektir.

İkinci Anlamı: Evlerin giriş kısmında bulunan avlu, sofa.
1 . Hayatta oturmuş karpuz yiyorlardı.
2 . Eskiden yaz aylarında evin hayatında oturulurdu.
3 . Her odanın kapısı hayata açılıyor.
Devamını Oku

Harp ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Savaş
1 . Birinci Dünya Harbinde büyük kayıplar verdik.
2 . Harp, yerini savaşa bırakmalı.
3 . Dünyada yaşanan harplerin tamamı para yüzünden yapılıyor.

İkinci Anlamı: Telli bir çalgı.
1 . Babası bir harp ustasıymış.
2 . Harp çalmak bana huzur veriyor.
3 . Orkestra için iyi harp çalan biri lazımmış.
Devamını Oku

Hal ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Durum, vaziyet.
1 . Annemin halini hiç beğenmedim.
2 . Ne olacak bu halimiz bizim?
3 . Adamın hali perişandı, belli ki hastalığından çok etkilenmişti.

İkinci Anlamı: Sebze, meyve pazarı.
1 . Halden her hafta kasalarca meyve alıyor.
2 . Topladığımız elmaları halde sattık.
3 . Babası sebze halinde hamallık yapıyormuş.
Devamını Oku

Han Kelimesi ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Eski Türklerde devlet başkanı, padişah.
1 . Sultan Süleyman Han hazretleri geliyormuş.
2 . Ülkenin o dönemdeki hanı Teoman'dı.
3 . Bir ülkenin hansız devam etmesi mümkün değildir.

İkinci Anlamı: Şehirlerde iş için kurulan birkaç katlı yapı. Yol üzerinde yapılan konaklama yeri.
1 . Yeni yapılan iş hanında alışveriş yapmış.
2 . Alt caddedeki handa dükkan açacakmış.
3 . Handa bir gecelik mola verdiler.
Devamını Oku

Gül Kelimesi ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Çeşitli renkleri olan, dikenli bir çiçek.
1 . En sevdiğim çiçek güldür.
2 . Balkonda her renk gülden yetiştiriyormuş.
3 . Gül kokusuna bayılıyorum.

İkinci Anlamı: Gülmek eyleminin emir ile çekimlenmiş hali.
1 . Bülbül güle gül dedi, gül gülmedi gitti.
2 . Onun söylediklerine dakikalarca güldüm.
3 . Azıcık da bize gül kız, ne bu surat!
Devamını Oku

Güç Kelimesi ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Kuvvet
1 . Deliler nedense çok güçlü oluyor.
2 . Bu arabadaki güç hiçbir arabada yok.
3 . Adam bir ayı kadar güçlüydü.

İkinci Anlamı: Yapılması zor olan şey.
1 . Bu sınavda başarılı olması çok güç.
2 . Böyle güç işlerde çalışmak bana göre değil.
3 . Bu soruyu çözmek ona göre hiç de güç değil.
Devamını Oku

Geç Kelimesi ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Olması gereken zamandan sonra olan.
1 . İşe her gün geç geliyor.
2 . Yarın erkenden gelmelisin, sakın geç kalayım deme.
3 . Er ya da geç benim olacaksın.

İkinci Anlamı: Geçmek eyleminin emir ile çekimlenmiş hali.
1 . Haydi içeri geç, burada bekleme.
2 . Odaya mı geçelim yoksa burada dikilmeye devam mı edelim?
3 . Bu meseleyi geçelim artık.
Devamını Oku

Gam Kelimesi ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Tasa, kaygı.
1 . Oğlumun mürüvvetini gördüm ya artık ölsem de gam yemem.
2 . Bırak bu gamı kederi oğul, keyfine bak.
3 . Duvarı nem, insanı gam yıkarmış.

İkinci Anlamı: Müzik sanatında sekiz notadan oluşan sıralı nota dizisi.
1 . İnici gamda ses giderek daha kalın hale gelir.
2 . Batı müziğinde gamın dereceleri özel harflerle temsil edilir.
Devamını Oku

Ekmek Kelimesi ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Çeşitli tahıllardan yapılmış yiyecek.
1 . Her öğün yarım ekmek yiyorum.
2 . Ekmekler fırından yeni çıkmıştı.
3 . Sağlık uzmanları kepekli ekmek tüketmenin daha yararlı olduğunu söylüyor.

İkinci Anlamı: Tohum ekmek vs.
1 . Tarlayı nadasa bıraktıktan sonra ekin ekmek daha verimli oluyor.
2 . Salatalık tohumlarını ekmek için ilkbaharı beklemeliyiz.
3 . Bu tarlaya da arpa ekeceklermiş.
Devamını Oku

Esrar Kelimesi ile İlgili Cümleler

Birinci Anlamı: Gizem, sır.
1 . Çok esrarlı gözleri vardı adamın.
2 . Elbet yakında bu işin esrarı da çözülecektir.
3 . Esrarlı bir kız havasına bürünmekten ne anlıyor anlamadım.

İkinci Anlamı: Bir tür uyuşturucu madde.
1 . Adamlar iki kilo esrarla yakalanmış.
2 . Esrardan herkes uzak durmalı.
3 . Esrar satmak çok büyük bir suçtur.
Devamını Oku

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *