Her İnsan Bir Engelli Adayıdır Kompozisyon

                            HER İNSAN BİR ENGELLİ ADAYIDIR

   Yeryüzünde geleceğinden emin olan tek bir varlık yoktur. Tüm canlılar bir yazgı üzerine yaratılmıştır ve bu yazgının ne zaman, nerede, nasıl tecelli edeceğini ancak ve ancak bizleri yaratan Allah bilir. Bizler sadece geçmişimizi ve içinde bulunduğumuz anı bilebiliriz. Geleceğimiz ile ilgili bilgiler ise bir tahminden öteye gidemez. 

   Hiç kimse yoktur ki birkaç saniye sonrasında neler olacağını bilebilsin. Bazen tüm hayatımızın değişmesi için bir tek saniye bile yeterlidir. Örneğin bir trafik kazasında bir saniye içinde hayatımızı kaybedebilir veya bir veya birden çok uzvumuzu kaybedebiliriz. Yahut kör bir kurşuna sadece bir saniye içinde hedef olabilir ve hiç tahmin edemeyeceğimiz bir hayata ilk adımı atabiliriz. Aslında hepimiz bir engelli adayıyız. Hatta daha da ötesi, birer ölü adayıyız. Yeryüzünde yaşamını sürdüren engellilerin büyük bir kısmı, engellerini doğuştan getirmemiştir. Biz sağlam insanlar gibi sıradan bir yaşam sürerken, kaderin acı bir cilvesi ile karşılaşıp engelli olmuşlardır. Bunlardan hiçbiri engelli olmayı tercih etmemiş veya seçmemiştir. Ama bizi yoktan var eden, toprak ile bize şekil veren yüce Yaratıcı, doğanın ve hayat imtihanının bir gereği olarak engelli olmayı bazılarımıza yazgı olarak yazmıştır. Bu durum karşısında hiçbirimizin elinden gelecek bir şey yoktur. Yapabileceğimiz tek şey, kaderimize boyun eğip bu engelle de yaşamayı öğrenmektir. Hala yaşadığımıza ve sevdiklerimizle, sevenlerimizle yaşadığımıza şükretmektir.

    Hiçbir engellinin biz sağlam insanlardan beklediği hiçbir şey yoktur. Hele onlara ayrıcalıklı davranmamızı, onlara üzülmemizi, onları farklı görmemizi hiç istemezler. Onlara karşı empati kurabilmemiz, onlara normal bir insanmış gibi bakmamız bile fazlası ile yeterlidir. Onları üzecek, kahredecek şey ise onları küçümsememiz ve acımamız olacaktır. Unutmayalım ki hiçbirimizin yarına dair hiçbir garantimiz yoktur. Bizler de her an bir kaza geçirip engelli olabiliriz. Bunu aklımızdan asla çıkarmamalı, hayatımıza ve çevremizdeki engellilere bu göz ve düşünce ile bakmalıyız.
Devamını Oku

10 Kasım Atatürk'ü Anma Programı Sunum Metni

Değerli öğretmen arkadaşlarım; aşağıda, 10 Kasım Atatürk'ü Anma Programı kapsamında kullanabileceğiniz bir sunucu programı ve programda okunacak yazılar, şiirler, oratoryolar verilmiştir. Sunum metnini kendinize uyarlayarak kullanabilirsiniz. 10 Kasım Anma programı için gereken tüm şiirler vb. bu metinde yer almaktadır. Ancak isterseniz yeni şiirler ekleyebilir veya metindekileri çıkarabilirsiniz.

                10 KASIM ATATÜRK’Ü ANMA GÜNÜ PROGRAMI SUNUM METNİ
       Sayın müdürüm, değerli öğretmenlerim, saygıdeğer misafirler ve sevgili arkadaşlarım; Bütün insanlığın asırlar boyu övdüğü ve övündüğü meziyetleri üstün kişiliğinde toplayan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 77. Ölüm yıl dönümünü anma programı dolayısıyla toplanmış bulunuyoruz.
Program Akışını Arz Ediyorum
-2 Dakikalık Saygı Duruşu ve Ardından İstiklal Marşımızın Okunması
-Günün Anlam ve Önemini Belirten Konuşmanın Yapılması
-Atatürk’ün Hayatı ile İlgili Bilgilerin Okunması
-Atatürk İlkeleri Hakkında Bilgilendirici Yazının Okunması
-Şiirlerin Okunması
-Atatürk adlı Oratoryonun Canlandırılması
-Kapanış
          Sizleri Atatürk, silah arkadaşları ve bütün şehitlerimizin anısına 2 dakikalık saygı duruşuna ve ardından İstiklal Marşımızı okumaya davet ediyorum.
1.      Günün anlam ve önemini belirten konuşmasını yapmak üzere, okulumuz öğretmenlerinden ……………………’ı buraya davet ediyorum.
2.      On Kasım adlı şiirini okuması için………………………………………………… buraya davet ediyorum
“Biz uygarlıktan, bilim ve teknikten güç alırız.” M.Kemal ATATÜRK
3.      Atatürk’ün Hayatı adlı yazısını okuması için………………………………………………….buraya davet ediyorum.
“Yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır: Çalışkan olmak.” M.Kemal ATATÜRK
4.      Atatürk adlı şiirini okuması için………………………………………………… buraya davet ediyorum.
“Hürriyet ve bağımsızlık benim karakterimdir.” M.K.emal ATATÜRK
5.      Atatürk İlkeleri adlı yazıyı okuması için 3/A sınıfından bir gurup öğrenciyi buraya davet ediyorum.
“Okul genç kafalara insanlığı, saygıyı, ulusu ve ülkeyi sevmeyi, bağımsız yaşamayı öğretir.” M.Kemal ATATÜRK
6.      Atatürk adlı şiirini okuması için………………………………………………… buraya davet ediyorum.
“Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim düşüncelerimi benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeter.” M.Kemal ATATÜRK
7.      ………. sınıfından bir gurup öğrenciyi Uykusuz Geceler adlı orotoryoyu sunmaları için buraya davet ediyorum.
8.      On Kasım Atatürk’ü anma programı sona ermiştir dinlediğiniz için teşekkür ederiz.
Sayın Okul Müdürüm, Değerli Öğretmen Arkadaşlarım, Sevgili Öğrenciler, Kıymetli Misafirler
                Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve çağdaş Türkiye’nin mimarı olan Atatürk’ün ölümünün 77. yıl dönümünde onu anmak için toplanmış bulunmaktayız.  
             Mustafa Kemal Atatürk, savaşlardaki başarılarıyla büyük asker, yönetimiyle büyük bir devlet adamı; görüşlerindeki sağlamlık, doğruluk, geçerlilik, uluslar arası ilişkilerde güvenirlik, barış ve insan severlik değerleri ile de evrensel bir kişidir.
            Aynı çağda yaşayan, gerek kendi milletleri, gerekse dünya için endişe ve korku kaynağı olan bazı liderler, bugün ya unutulmuş ya da kötü miraslarıyla anılır olmuştur. Atatürk ise, sevgive saygı uyandırarak, Türk milletini, çağ ile tanıştırmaya gayret edip varlığını teminat altına almaya yöneltmiştir
            Büyük Önder Atatürk, Kurtuluş Savaşı sonrası elde edilen başarının yeterli olmadığını düşünerek yapılması çok zor olan bir çok devrimler gerçekleştirmiştir. O’nun Türk milletine en büyük armağanı Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmak olmuştur. Gerçekleştirdiği devrimler ile Türk milletine çağ atlatmış, Türkiye Cumhuriyeti’nin dünya ülkeleri arasında saygın bir hale gelmesini sağlamıştır.
            Hayatının en son anına kadar ülkesine hizmet etmiş olan bu büyük insan; “Benden sonra beni benimsemek isteyenler bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar” demek suretiyle kurduğu cumhuriyete sahip olunmasını ve çok çalışılarak bilimde ileri bir seviyeye çıkılmasını arzu ve temenni etmiştir.
             İşte, 10 Kasım’lar bu yüzden milletçe tuttuğumuz yasa rağmen; Atatürk’ün fikirlerinin daha iyi anlaşılarak tatbik edileceği günler olmalıdır. Bugün bizler onu her zamankinden daha iyi anlayarak, düşüncelerinden daha iyi istifade ederek, bilimin ışığında ülkemiz ve milletimiz için daha iyi neler yapabiliriz onu düşünmeli ve zaman geçirmeden işe koyulmalıyız.
          Bu duygu ve düşüncelerle, aramızdan ayrılışının 77. yılında, Türk Ulusu’nun yüreğinde ölümsüzleşen, Büyük Önder ATATÜRK’ ü bir kez daha  gurur, özlem ve saygıyla anıyor, hepinizi sevgiyle selamlıyorum.


                                                                           Funda SOLMAZ     
                                                                          …………… Öğretmeni



MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN HAYATI
1881’de Selanik’te doğdu. Annesi Zübeyde Hanım, babası Ali Rıza Efendi’dir. Sırasıyla, Mahalle Mektebi, Şemsi Efendi Okulu, Selanik Mülkiye Rüştiyesi, Selanik Askeri Rüştiyesi, Selanik Askeri İdadisi, Harp Okulu ve Harp Akademisi’ne gitti. 1893 yılında Askeri Rüştiye’de okurken matematik öğretmeni tarafından adına “Kemal” ilave edilerek Mustafa Kemal adını aldı. Harp Akademisi’nden yüzbaşı rütbesiyle mezun olarak Şam’da göreve başladı.
Osmanlı Devleti zamanında Trablusgarp Savaşı, Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı’na katıldı. Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı’ndan yenik ayrılınca Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandı. Bu antlaşma uyarınca vatan topraklarının işgalinin başlaması üzerine Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak milli mücadeleyi başlattı.
Havza ve Amasya Genelgelerini yayınladıktan sonra, Erzurum ve Sivas Kongrelerini topladı. Sivas Kongresi ile bütün milli cemiyetleri tek çatı altında birleştirerek Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ni kurdu. Sivas Kongresi’nin ardından İstanbul Hükümeti ile Amasya Görüşmesini yaptı. Böylece İstanbul Hükümeti, Temsil Heyetinin varlığını resmen tanımış oldu.
Mustafa Kemal, 23 Nisan 1920’de TBMM’nin açılması ile Meclis ve Hükümet Başkanlığına seçildi. 5 Ağustos 1921’de kendisine Meclis tarafından Başkomutanlık görevi verildi. Sakarya Savaşı’nın kazanılmasının ardından, Gazilik unvanı ve Mareşallik rütbesi ile onurlandırıldı. Büyük Taarruzu yöneten ve düşmanın tamamen yurttan atılmasını sağlayan Gazi Mustafa Kemal, 29 Ekim 1923’de Cumhuriyetin ilan edilmesi ile beraber Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı oldu.
1934 yılında Gazi Mustafa Kemal’e meclis tarafından “Atatürk” soyadı verildi. Atatürk, gerçekleştirmiş olduğu inkılâplar ile Türkiye Cumhuriyeti’nin medeni ülkeler seviyesine çıkmasını sağladı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938’de Dolmabahçe Sarayı’nda hayata gözlerini yumdu.


ATATÜRK İLKELERİ
Atatürk'ün dünya görüşünü oluşturan temel inançlarına Atatürk ilkeleri denir. Atatürk ilkeleri bir bütündür. Başlıcaları şunlardır :
Cumhuriyetçilik :
Cumhuriyet, halkın halk tarafından yönetilmesidir. Cumhuriyet yönetiminde egemenlik ulusundur. Ulus egemenlik hakkını ve yetkisini temsilcileri aracılığıyla kullanır. Halkın temsilcileri Büyük Millet Meclisi'ni oluşturur. Ülkeyi bu meclis yönetir. Yönetimi bu meclis denetler. Atatürk, belirli kişi, topluluk ve ailenin ülke yönetiminde söz sahibi olmasını doğru bulmazdı. Bu amaçla saltanat yönetimini kaldırarak 29 Ekim 1923'te Cumhuriyeti ilan etti.
Halkçılık :
Cumhuriyet yönetimi halkçılık ilkesinin benimsenmesi ile yerleşir. Halkçılık, halkın genel mutluluğunu düşünmektir. Halkçılık ilkesi halkımızın sosyal, kültürel, ekonomik yönden gelişip güçlenmesini amaçlar.
Laiklik :
Cumhuriyetten önce ülkemiz din kurallarına göre yönetilirdi. Devleti ilgilendiren önemli konularda din adamlarının onayı gerekirdi. Din adamları Müslüman olmayan bilim adamlarının buluşlarını, yeniliklerini benimsemezlerdi. Bunlara karşı çıkarlardı. Bu nedenle Osmanlı imparatorluğu önceleri durakladı. Sonra geri kaldı. Dinin devlet işlerine karıştırılması yurdumuza yeniliklerin girmesini geciktirdi. Atatürk din ve devlet işlerini birbirinden ayırdı. İnsanların dini inançlarında, ibadetlerinde serbest olduğunu belirtti. Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasına Laiklik denir.
Devletçilik :
Bu ilke ekonomik kalkınmada devlete büyük görevler yükler. Atatürk sosyal, kültürel, ekonomik alanda kalkınmanın gerçekleştirilebilmesi için devletin büyük masraflar isteyen konularda öncülük etmesini isterdi. Bu amaçla yurdun birçok yerinde hava alanları kuruldu. Devlet eliyle Bursa'da Merinos, Nazilli'de Bez fabrikası, Uşak'ta Şeker fabrikası açıldı. Demir - Çelik sanayinin geliştirilmesi amacı ile Karabük Demir - Çelik fabrikası, madenlerimizin işletilmesi için Etibank kuruldu. Devlet eliyle limanlar yapıldı. Türk Hava Yolları kuruldu. Yurdumuzdaki demiryolları devlete mal edilerek genişletilmeye, işletilmeye başlandı.
Milliyetçilik :
Ulusal Kurtuluş Savaşımızın çıkış noktasını oluşturur. Atatürk'ün bu ilkesi dünyada ezilen ulusların kurtuluşuna ışık tutmuştur. Atatürk'ün milliyetçiliği kültür ve düşünce birliği temeline dayanır. Ulus bireylerinin tasada ve kıvançta bir ve beraber olmalarını ön görür. Atatürk yurt ve dünyada barış ülküsüne bağlı bir önderdi.
İnkılapçılık:
İnkılap; ileriye, güzele, iyiye doğru yapılan köklü değişikliklerdir. Bu amaçla Atatürk bir dizi değişiklikler yapmıştır. Değişen, ilerleyen dünyamızın gerisinde kalmamak için ilerlemek zorundayız. Sonsuza doğru durmadan ilerleyeceğiz. Atatürk inkılâplarının bekçisi, ilkelerinin savunucusu bizleriz. Atatürk ilkelerini korumak ve kollamak ulusal bir görevdir.

ATATÜRK

Bir gün sordum babama,
Atatürk neden büyük?
Çocuğum dedi bana,
Onu seviyor her Türk.

Onu biz değil yalnız,
Üstün tanır her millet.
En büyük eseridir
Kurduğu cumhuriyet.

Çok kötü bir zamandı,
Uçurumdaydı vatan.
O büyük kahramandı,
Yurdumuzu kurtaran.

Kalbimiz sevgi dolu,
Yol gösteren o,Türk'e
Yolumuz onun yolu,
Saygı duy Atatürk'e!...
İsmail Hakkı TALAS

ATATÜRK                                                        
Düşmanların elinden
Bizi kurtaran sensin.
Bu toprağı yeniden
Özenle kuran sensin.

Ünümüzü dünyaya
Mertçe duyuran sensin.
Gündüz gün, gece aya
Benzer kahraman sensin.

Adını büyük, küçük
Anıyoruz her zaman,
Adı büyük Atatürk
Anlı şanlı kahraman.

Nabzımızda atansın
Ey ! ölmeyen atamız.
Gönlümüzde yatansın
Seni unutamayız.
        Mehmet Necati ÖNGAY

                   10 KASIM
Yıl otuz sekiz, On Kasım Perşembe
Hatırdan çıkmayacak bir sonbahar.
Sarsılıyor İstanbul Yedi Tepe,
Yaman esmiş Dolmabahçe'de rüzgar.

Gerçek olamaz, olsa olsa bir düş,
Dokuzu beş geçe Atatürk ölmüş.
Böyle  toptan bir yas nerede görülmüş,
Beraber ağlıyoruz kurtlar, kuşlar.

Bu memlekete en çok hizmet eden,
Bu aşk ile dağlara gücü yeten,
On sekiz milyonun omzunda giden
Atam, Ankara sırtlarında yatar.

         İlhan DEMİRASLAN

UYKUSUZ GECELER
ERKEK: Birinci Dünya savaşı bulmuştu sonunu, Şaşırmıştı Avrupa kendi yolunu.
KIZ: Fakat tanımıyordu Türk’ün oğlunu. Donanmayla İzmir’e geldiği zaman,
KORO: Gözünü kırpmadı plan yaptı Ata’m.
ERKEK: Düşman olmaz hayal kuruyor, Anadolu’mu paylaşmak istiyordu.
KIZ :Türk Milleti ise cesur,bekliyordu. Güvenirken silaha çıldırmış düşman,
KORO : Mumlar bitti ama yine çalıştı Ata’m.
ERKEK:  Düşman olmuş batılının maşası Unutmuş mu Fatih’i, Alparslan’ı?
KIZ  :  Bilmiyor mu Türk’ün kalbinde yananı,  İsterken O,koparmayı candan,
KORO:  Sabahlara kadar ayaktaydı Ata’m.
ERKEK:  Yurdum paramparça, her tarafta düşman, Silahım süngü olsa ,ekmeğim yavan,
KIZ  : Yine de eser rüzgarım , ah ne yaman Sarılmışken çevrem doğudan, batıdan,
KORO  : Mavi gözlerini hiç yummadı, sabaha dek Ata’m.
ERKEK:   Tutmuş düşman Kocatepe’yi dört yandan Mehmetçik öldü, vatan kaldı yaşayan.
KIZ :  Bu gün Türkiye’m hediyedir O’ndan Zor durumdayken millet,Allah’a tapan,
KORO : Uyku nedir bilmedi,düşündü hep Ata’m.
ERKEK:  İtalyan’ı, Fransız’ı ve Yunan’ı, Tanıdı, kendini ateşe atanı,
KIZ : Vatan için toprak altına yatanı Unutmuşken bunu karşıdaki düşman
KORO :Dinlenmeden çare aradı Ata’m.
ERKEK : Bir on Kasım sabahı güneş doğmadan Yüce milletin matemi son bulmadan,
KIZ : Dokuzu beş geçe durdu yelkovan. Ebedi uykusuna dalarken Ata’m
KORO : Uyuyabilir mi hiç yas tutan vatan?
ERKEK  : Çalıyor acı acı bu gün sirenler, Ağlıyor dünya yüzündeki tüm Türkler.
KIZ : Neler kazandırdı ,O ,bizlere neler, Ne yaşlar dindi , ne matem sona erdi,
KIZ VE ERKEK : Ama kalbimizde hep,

KORO:  ATA’M ÖLMEDİ                      
Devamını Oku

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *