İyimserim Çünkü Kompozisyon

Arkadaşlar sizler için İyimserim çünkü… konulu bir kompozisyon hazırlamaya çalıştık. İyimserim çünkü kompozisyon yarışması için bu sayfaya geldiyseniz, lütfen bizim yazdığımız kalıplar dahilinde kalmamaya özen gösterin. Bu kompozisyon, sadece kendi yazarının iyimser olmasının sebeplerini içermektedir. Sizlerin iyimser olmasının sebepleri eminim ki farklı olacaktır. Tek yapmanız gereken şey, sahip olduğunuz ve ileride sahip olmaya devam edeceğinizi umduğunuz güzellikleri düşünmektir.
Bildiğiniz gibi Attila İlhan Liseli Gençler Kompozisyon Yarışması her sene düzenleniyor. İşte bu senenin konusu da şu: Genç yaşınızın tüm belirsizliklerine rağmen ileriye umutla bakmanızı sağlayan etkenleri bizlerle paylaşınız. İyimserim çünkü...


İYİMSERİM ÇÜNKÜ…
   İyimserim çünkü bu cümleleri yazacak parmaklara, görecek gözlere sahibim. İşin ödül boyutunda olmasam da, bu kompozisyonun en güzel kompozisyon seçileceği ile ilgili hayallere sahibim. İyimserim çünkü bana destek çıkan, benim için fedakarlıklarda bulunan, her türlü zorluğa benim için göğüs geren, iyi günde kötü günde yanımda olan bir aileye sahibim. İyimserim çünkü milyonlarla satın alınamayacak bir sağlığa sahibim. Umutlarım var filiz filiz, yeşil yeşil…

   İçimde büyütüyorum onları. Batan her güneş yeni bir başlangıcı hatırlatıyor bana. Her gecenin yeni bir sabaha gebe olduğunu, insanların umutları ile zengin olduğunu, umutlu olanın istediğini bulduğunu biliyorum. İyimserim çünkü karamsarlığın bana bir şey katmayacağını, aksine hayatımı da karartacağını biliyorum. İyimserim çünkü insanlara olan güvenimi yitirmedim henüz. Biliyorum çok iyi insanlar var hala, çok yakınımda, çok uzağımda. Karşılıksız seven insanlar, başkasını da seven ve kabullenen… İyimserim çünkü dağlarım var yeşil yeşil. Mor sümbüllerle, nevruz çiçekleri ile bezenen. Ovalarım var, altın sarısı başakları ile ve de yaylalarım… Kuzusu, kurdu, arısı ile… Bir memleketim var, cennet misali… Dört mevsimi bir arada yaşayan. En tepede olan Erzurumlunun, sıfır rakımdaki Adanalıya hor bakmayan… Kuşlarım var: Serçelerim, kırlangıçlarım, kınalı kekliklerim, yeşilbaşlarım… Her şeyin en güzeline sahibim bu yüzden iyimserim.


   İyimserim çünkü bitmiyor hayallerim, tükenmiyor umutlarım. Hayatım bu dünya ile sınırlı değil. Ölümün bile aslında doğuş olduğunun farkındayım. Kısacık bir ömür süren ben, öldükten sonra daha uzun bir yaşama sahip olacağımı biliyorum. İnancım var, ölümden sonrasına. Ne ölüm korkutuyor beni ne de başka bir şey. Her şey güzel ve her şey güzel olacak. İyimserim çünkü akledebiliyorum. İyimserim çünkü iyiyim…
Devamını Oku

Tutanak Örnekleri - Tutanak Nasıl Tutulur?

Merhaba sevgili ziyaretçiler. Sizler için, önemli durum veya olaylarda muhakkak tutulması gereken durum tespit tutanakları (olay tespit tutanağı) örnekleri hazırladık. Birçok durumu ve senaryoyu göz önünde bulundurduk ki, tutanak tutması gereken ziyaretçilerimizin işi kolaylaşsın. Tutanak örnekleri arasında şu tutanaklar bulunmaktadır:

1-      Öğrencilerin Disiplinsizlik durumu ile İlgili Tutanak Örneği
2-      Nöbetçi Öğretmenlerin Karşılaştığı Olumsuz durumlarda Tutulması Gereken Olay Tutanağı
3-      Öğrenci Kopya Çektiğinde Tutulması Gereken Tutanak
4-      Sınıfta Kavga veya Disiplinsizlik Olayları İçin Yazılan Tutanak

 
Tutanak Nasıl Tutulur
Tutanak Örneği


OLAY TUTANAĞI ÖRNEĞİ 1


TUTANAK
06/04/2016 Çarşamba günü 14:00-14:45 saatleri arasında, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi sınav gözetmeni olarak bulunduğum 12/A sınıfında, 159 numaralı öğrenci Ali KIRKDOKUZELLİ, sınav devam ettiği sırada, tüm sınıfın duyacağı şekilde ‘’Bizim dinimizden olmayanlar bu sınava girmesin.’’ dedi. Öğrenci, tarafımca sözlü olarak uyarıldı. Ali KIRKDOKUZELLİ’nin sözüne alınan 234 numaralı öğrenci Veli ŞANIBELLİ, sınavını yarıda bırakarak sınıftan dışarı çıktı. İş bu tutanak, sınav bittikten hemen sonra, 2 (iki) nüsha olarak tarafımca tanzim edilmiş ve imza altına alınmıştır. 06/04/2016 Saat 14:55----------------

      İmza                                                 İmza                                              İmza
  Lale SOY                                          Jale TOY                                    Hale BOY
Şahit Öğrenci                                    Şahit Öğrenci                           Kimya Öğretmeni


İmza
Ertan KARA
OKUL MÜDÜRÜ






TUTANAK ÖRNEĞİ 2

OLAY TUTANAĞI
05/04/2016 Salı günü saat 15:00 civarında, okul bahçesinde nöbet görevimi yürüttüğüm sırada, 4/A sınıfı öğrencisi 542 numaralı öğrenci Ayşe CANAYAKIN, okul bahçesindeki çocuk parkındaki kaydıraktan kaymaya çalışırken düştü ve kafasını yere çarptığı için kanamay başladı. Kendisine, tarafımca ilk müdahale yapıldıktan hemen sonra Ambulans çağırıldı ve ailesine haber verilerek öğrencinin hastaneye gitmesi sağlandı. İş bu tutanak, olaydan hemen sonra tarafımca tutulup imza altına alındı. Bilgilerinize arz ederim.--------------------------

      İmza                                                   İmza                                                İmza
Cenk EREN                                       Mert USLU                            Dilaver HÜDAVERDİ
Şahit Öğrenci                                     Şahit Öğrenci                           Sınıf Öğretmeni
                                                                                                            (Nöbetçi Öğretmen)

                                                                           İmza
Hakan BAYRAM
Okul Müdürü









TUTANAK ÖRNEĞİ 3

TUTANAK
04/04/2016 Pazartesi günü, 09:40-10:20 saatleri arasında, Türkçe dersini okuttuğum 8/B sınıfının 2. Dönem 1. yazılı yoklamasını yaparken, sınav devam ettiği esnada 342 numaralı öğrenci Furkan DEMİR’in sınav kağıdının altında bir kopya kağıdının olduğu görüldü. İlgili kağıt ve öğrencinin sınav kağıdı alındı ve bu durum sınavdan sonra tarafımca tutanak halinde tanzim edilip imza altına alındı. 04/04/2016 Saat 10:30-------------------------------

      İmza                                                    İmza                                                İmza
Esra ÇELİK                                      Nazlı DUMAN                       Ahsen Esin AKÇA
Şahit Öğrenci                                     Şahit Öğrenci                           Türkçe Öğretmeni
                                                                                                            

                                                                              İmza
Cemal GÜLSU
Okul Müdürü









TUTANAK ÖRNEĞİ 4

DURUM TESPİT TUTANAĞI
01/04/2016 tarihinde 11:00-11:40 saatleri arasında, 10/C sınıfında ders işlediğim sırada, arka sıralarda oturan 654 numaralı Ahmet CAN ve 365 numaralı Oğuz KAN, bir anda kavga etmeye ve yumruklaşmaya başladılar. Sınıfın diğer öğrencilerinin de yardımı ile bu öğrencilerin kavgasına son verildikten sonra öğrenciler ayrı sıralara oturtuldu ve kendilerine bu davranışlarının yanlış olduğu ve ceza gerektirdiği söylendi. İş bu tutanak, dersim bitiminden hemen sonra düzenlenip imza altına alındı. 01/04/2016 Saat 11:45--------------------

     İmza                                                      İmza                                          İmza
Fadime TUNÇBİLEK                       Gülay Şahin                             Şahin AKBABA
Şahit Öğrenci                                     Şahit Öğrenci                      Matematik Öğretmeni
                                                                                                            

                                                                               İmza
Niyazi HAKTAN
Okul Müdürü






TUTANAK NASIL TUTULUR?

Okulda veya herhangi resmi bir iş yerinde yaşanan olumsuz durumları veya olayları kağıda ve imzaya dökmek, ileride başınızın ağrımasını önleyebilir. Bu nedenle sorumluluk sahibi her kişi, bu tür durumlarda mutlaka tutanak tutmalı ve imza altına alarak yetkililere bildirmelidir.

-Tutanaklar tarih ve saatle başlayıp, yine tarih ve saatle bitmelidir.
-Sonradan eklemeleri önlemek amacı ile satırlar veya paragraflar arasında boşluk bırakılmamalı.
-Gerekirse, boş alanlara çizgi çekileren bu durum önlenmelidir.
-Tutanak en az iki nüsha şeklinde tutulmalı ve bir nüshası, tutanağı tutan kişide bulunmalıdır.
-Tutanak ilgili amire de muhakkak imzalatılmalıdır.
-Tüm imzalar ıslak imzalı ve mavi mürekkepli kalemle yazılmış olmalı. Bilgisayardan da hazırlamanız mümkündür. Önemli olan imzaların fotokopi değil de ıslak imza olmasıdır.

Tutanağı Okul Müdürüne veya İmzalatmak Neden Önemlidir?

Sizler de bilirsiniz ki, tuttuğumuz tutanakların çoğu kayda geçirilmemektedir. Müdürün imzasını alıp o tutanağın bir nüshasını kendinizde bulundurduğunuz takdirde, ileride yaşanabilecek olumsuz bir durumda, kendinizi o tutanakla temize çekebilirsiniz. Örneğin derste sürekli, disiplin cezası gerektirecek davranışlarda bulunan bir öğrencinin tüm bu davranışlarını tutanak altına aldığınızda ve ileride bu öğrenci ile ilgili bir sıkıntı yaşadığınızda ve siz sorumlu tutulduğunuzda, öğrencinin önceki tüm davranışlarının tutanak olarak tutulduğunu ve idareye bildirildiğini ifade ederek kendinizi koruyabilirsiniz.
Devamını Oku

İklim Değişikliği ile İlgili Kompozisyon

TÜM DÜNYA TEHDİT ALTINDA
    Son yıllarda, uzmanların sıkça dile getirdiği iklim değişikliği eminim herkesin dikkatini çekmiştir. Aslında hepimiz farkındayız bir şeylerin olması gerektiği gibi olmadığının; fakat bu durum bizi ne kadar ilgilendiriyor, kendimizi konuya ne derecede dahil ediyoruz bilmiyorum. Mevsimler, artık yaşanması gereken zamanda ve şekilde yaşanmıyor. Örneğin bir kış mevsiminde üşümemiz gerekirken, aniden gelen sıcak bir hava dalgası ile bahar sıcaklarını yaşayabiliyoruz. Peki, bu durumun biz insanlar ve diğer tüm canlılar açısından mahiyeti nedir? Oturup bu konu üzerinde düşünmek gerekir mi yoksa ''Amaaan, Allah'ın işine karışılmaz!'' deyip kestirip atmalı mıyız?

    Bizler durumun ciddiyetini henüz yeterince kavramamış olsak da, tüm dünya canlıları olarak büyük bir tehdit altındayız. Bu tehdidin emareleri, kutuplarda görülmeye başladı bile. Normalin üzerinde seyreden sıcaklıklar, kutuplardaki buzulların hızla erimesine ve bu bölgelerde yaşayan birçok canlı türünün yok olmasına sebep olmaya başladı. Bunun sonuçları, bizlere de yansıyacaktır elbette. Buzullar bu hızla erimeye devam ettikçe, yeryüzündeki sular hızla yükselecek ve hepimizi tehdit altına alacaktır. Peki, bu iklim değişikliği sadece yaratıcı ile mi ilgili? Elbette hayır. İklim değişikliğinde insan unsurunun da büyük etkisi var. Her gün kullandığımız araçlarımızın egzozlarından çıkan dumanlar, kullandığımız parfümler, doğaya attığımız zararlı atık maddeler, fabrika atıkları ve zehirli gazlar ve benzeri daha birçok şey, iklim değişikliğini etkilemektedir. Bizlere düşen, tüm bu unsurları araştırmak ve üzerimize düşeni layıkıyla yapmaktır.

   Bu dünya, sadece biz insanlar için tahsis edilmiş bir yaşam alanı değildir. Ancak, sanki sadece tek varisi bizmişiz gibi hareket ediyor, insan dışı varlıkların haklarını görmezden geliyoruz. Çevreye verdiğimiz zarardan, tüm bu hayvan ve bitkiler de nasibini alıyor. Belki biz göremeyeceğiz; fakat böyle giderse çocuklarımız yahut torunlarımız çok daha berbat bir dünyada yaşıyor olacaklar. Bencilliğimizi üzerimizden atıp, bir an önce kendi üzerimize düşeni yapmak için ilk adımı atmalıyız.

Devamını Oku

Şanlıurfa Gezi Yazısı

PEYGAMBERLER DİYARI URFA
Güneydoğu Anadolu'nun eşsiz bir tarih zenginliğine sahip olan şehrimiz, Şanlıurfa gezip görülesi yerlerden bir tanesi. Bizler de bu güzel şehrimizi daha yakından tanımak, kültürünü öğrenmek, güzel yemeklerinden tatmak için ziyaret ettik ve bundan da ziyadesiyle memnuniyet duyduk.

Bu gezimizi, bir bahar ayında yaptık. Aslında önceden planlanmış bir gezi değildi. Aniden karar verdik ve kısa zamanda hazırlıklarımızı tamamlayarak yollara revan olduk. Yol boyunca durup fotoğraf çektiğimiz yerler oldu. Şanlıurfa'ya girdiğimizde ise, öncesinde gidip Harran'ı ziyaret etmemiz gerektiğini düşündük ve yola devam ettik. Harran'a vardığımızda, dikkatimizi celbeden ilk şey kümbet evler oldu. İçine girip, inceleme fırsatı da bulduk. Bu evlerin bir özelliği varmış: Kışın sıcak, yazın da serin olurlarmış. Gerçekten de içine girdiğimizde bunu bizler de fark ettik; zira bahar ayı olmasına rağmen dışarısı o kadar sıcakken, bu evlerin içi gayet serindi.

Bu evlerin bazıları, turistler için dizayn edilmişti. İçerisinde o kültüre ait neredeyse her şey bulunuyordu. Özellikle yerel kıyafetler, her bayanın dikkatini çekecek nitelikteydi. Ben de dayanamadım ve kendime yakıştırdığım bir elbiseyi denedim. Fotoğrafını da yazıya ekledim ki sizler de göresiniz. Şahsen benim çok hoşuma gitti bu kıyafetler ve denemeden olmazdı.
şanlıurfa gezisi
Kümbet Evler

Kümbet evleri gezdikten sonra, sıradaki durağımız, dünyanın ilk üniversitesi olan Harran Üniversitesi oldu. Tabii bu üniversite, şimdiki Harran Üniversitesi değil. Yıkılmış, harabeye dönmüş çok eski bir kurumdan bahsediyorum. Fotoğraflarımızı çekip, incelemelerimizi yaptıktan sonra Şanlıurfa merkezine doğru yol aldık.

Şanlıurfa deyince şüphesiz ki akla önce Balıklıgöl gelir. Bizler de bu gölümüzü gördük, gezdik ve balıklarına yem vermeyi ihmal etmedik. Gölün etrafındaki dinlenme alanlarında birbirinden güzel güller mis kokuları ile bizleri çağırıyordu. Bu güzelliklerin tadını aldıktan sonra, karnımızın iyice acıktığını, artık bir ciğer yemenin de zamanının geldiğini düşündük ve bulduğumuz ilk ciğerciye atıverdik kendimizi. Gerçekten de çok lezzetliydi. Herkesin dediği gibi, ciğer Urfa'da yenmeliydi.

Bu güzel gezimiz, güneşin ufka yaklaşması ile sona erdi. Memleketimize dönmek üzere rotamızı çevirdik. Aklımızda ise bu güzel Urfa gezisi ile ilgili güzel hatıralar kaldı.
Devamını Oku

Günlük Örnekleri - Günlük Tutma Örneği

Günlük, gündelik hayatta yaşanan bazı önemli olay veya durumların, tarih belirtilerek yazıldığı yazı türüdür. Tarihe kaynaklık etmesi açısından çok önemlidir. Sizler için birkaç tane günlük örneği hazırladık. Özellikle ilk defa günlük tutacaklar için yararlı bir çalışma olacağını düşünüyoruz. Yazdıklarımızın dışında, görsel biçiminde bir günlük örneği de sunduk sizlere. Şimdi kısa günlük örnekleri ile baş başa bırakalım sizleri.
 
günlük örnekleri kısa
Günlük Örneği
Günlük Örnekleri

Tarih 03 Nisan 2016 (Pazar)
Saat:23:10

Hafta sonumuzu daha sağlıklı geçirmek için Elizanla erkenden uyanıp, evimizin hemen yanı başındaki futbol stadına gidip yarım saat kadar yürüyüş yaptık. Elizan o saatte babamla konuşacağım deyip aldı telefonu cebimden ve benim yürüyüşüm bitene kadar babası ile konuştu. Eve döndüğümüzde kahvaltımız hazırdı. Kahvaltıdan sonra ben birkaç şey karalamak için bilgisayarın başına, Elizan televizyonun başına, Esila teyzesi ise test kitaplarının başına geçtik. Akşama doğru yemeği dışarıda yemek üzere Batman’ın en meşhur restoranlarından biri olan Çömçe’ye gittik. Malatya’mızı ve yemeklerini özledik; ama bir süre dayanacağız artık, ne yapalım! Şimdilik bu kadar yazı yeterli sanırım; çünkü başka yerlerde yazacağım daha çok şey var :-)
                                                                                                                  Esma Ö.

Tarih: 04 Nisan 2016 (Pazartesi)
Saat: 22:20

Günümün çok iyi geçtiğini söyleyebilirim; zira belki de ilk defa şans gün boyunca benden yanaydı. Sabahın altısında, okula gitmek üzere uyandım. Hazırlıklarım bir saat kadar sürdü. Kızım Elizan da o saatlerde uyandığı için, kahvaltıyı beraber yaptık. Sonrasında, teyzesi ile beni işe uğurladılar. Aslında geç kalmak üzereydim; fakat bütün trafik ışıklarında yeşile denk gelince, böyle bir olumsuzluğu yaşamadım. Okulda da her şey mükemmeldi. O kadar yaramaz olan öğrencilerimde çıt yoktu. İlk defa bu kadar güzel ve eğlenceli bir şekilde ders işlemiş oldum. Ayrıca en güzel haberi de yine okulda aldım. Daha önce bir proje ile ilgili yapmış olduğum başvuru kabul edilmişti ve kısa süre içinde belirlenen öğrencilerimle 3 günlük bir Antalya kaçamağı yapacaktık. Anlayacağınız proje/tatil karışımı gibi bir şey :-) Okuldan eve döndüğümde de en sevdiğim yemek beni beklemekteydi. Evdekiler işi gücü bırakmış, sarma sarmışlardı. Hatta Elizan bile yardım etmişti teyzesine. Eşim aramızda değildi; ama kavuşmaya da çok kalmamıştı. Sanırım artık istirahata çekilme zamanım geldi; çünkü yazarken esnemeye başladım :-) Sana da iyi geceler sevgili günlüğüm.
                                                                                                                      Esma Ö.


Tarih: 05 Nisan 2016 (Salı)
Saat: 23:50

Defterimi aldım elime; ama sanırım bende yazacak hal kalmadı. Fazlası ile yoruldum sanırım. Evde misafir ağırladık şu saate kadar. Tabii beni yoran misafir ağırlamak değil, öncesinde yapılan temizlikti. Öğleden sonra dersim olmadığı için, hazır misafirlik temizlik yapmışken, genel bir temizliği aradan çıkaralım dedik ve temizlik, yemek, kek-pasta derken bayağı yorulduk. Bazı iş arkadaşlarımı davet etmiştim, sağ olsunlar kırmadılar beni ve davetime iştirak ettiler. Bu arada bir yıldır evli olan Şeyda’nın hamile olduğunu öğrendim ve çok sevindim. Nihayet o da öğrenecekti çocuklu bir anne olmanın ne demek olduğunu. Şimdilik bana müsaade.
                                                                                                                             Esma Ö.


Günlük Tutmanın Faydaları

Sevgili ziyaretçilerimiz, hazır günlük örnekleri vermişken, günlük tutmanın yararlarından da bahsetmek istedim. Özellikle yaşı henüz genç olan ziyaretçilerimizin günlük tutmasını şiddetle tavsiye ediyorum. Günlüğü, sadece ileride hatırlamak için yazdığımızı düşünmeyin sakın. Günlük tutmanın en büyük faydalarından bir tanesi de güzel Türkçemizi en güzel şekilde kullanmamızı sağlamasıdır. Sizler farkında olmasanız bile, zamanla çok daha güçlü bir kaleme sahip olduğunuzu görecek ve çok daha güzel yazılar yazacaksınız. İleride okuyup hatırlaması, anıları tazelemesi de başka bir tat veriyor elbette. Sizler de hiç olmazsa kısa kısa yazılarla günlük tutmayı alışkanlık haline getirseniz, belli bir süre sonra içinizde bir yazma aşkı doğacaktır. Bana güvenebilirsiniz.
Devamını Oku

Ayder Yaylası ile İlgili Gezi Yazısı

YEŞİLİN BAŞKENTİ AYDER YAYLASI
kısa gezi yazısı örnekleri
Muhteşem Doğa
ayder yaylası gezi yazısı
Böğürtlenler

   Daha önce kaç yayla gördünüz bilmiyorum; fakat benim şimdiye kadar gördüğüm en güzel, en şirin yaylalardan bir tanesi Ayder Yaylası idi. Ayder Yaylası, Rize ilimizin Çamlıhemşin ilçesine bağlı ve bu ilçeye yaklaşık 20 km mesafede duruyor. Ayder Yaylası'ndan sonra başka yaylalara ve sonunda Kaçkar Dağları'na çıkmak mümkün.

   Çamlıhemşin'den çıkıp Ayder'e doğru yol aldığınızda, aslında yokuş çıktığınız yol, size iniş gibi geliyor ve arabanın neden bu kadar zorlandığını merak ediyorsunuz. Hatta, arabaya hararet yaptırmanız bile mümkün. Tabii, sürücünüz, eşim gibi sabırsız ve bir an önce yaylaya çıkmak isteyen biri ise. Yaylaya giriş yaptığınızda, önce sizi sağlı sollu imar edilmiş otel, pansiyon ve benzeri yapılar karşılıyor. Uzun bir yol boyunca da bu durum devam ediyor. Sağ ve solunuzdaki dağlara/yamaçlara baktığınızda, dağların doruklarından aşağılara inen şelalemvari sür köpüğü derecikleri izlemeye doyamazsınız. Hatıra kalsın diye alabileceğiniz hediyelik eşyalar veya organik olarak yetiştirilen çeşitli tarım ürünleri, süt ve arı ürünlerini rahatça bulabilirsiniz. Buranın tadını çıkardıktan sonra, Kaçkarlara devam eden yoldan yürüyerek trekking yapabilir, metrelerce yükseklikteki ağaçlara konuşlandırılmış arı kovanları görebilir, yol boyu küçük çeşmelerden buz gibi sular içebilir ve en güzeli de o bal gibi böğürtlerden tadabilirsiniz. Nihayetinde özellikle ben ve kızım için de en güzel şey bu böğürtlenlerdi.

   Yaklaşık yarım saat kadar yürüdükten sonra bu yolun bitmeyeceğini anladık. geri dönüp araba ile çıkmak istedik; fakat danıştıklarımız, bizim arabanın Yukarı Kavrun Yaylası'na çıkamayacağını söyledi. Biz de arabamızı park edip, Ayder-Yukarı Kavrun arasında çalışan bir dolmuşa binerek bu muntazam yaylanın yolunu tuttuk. Ben Ayder'e eşim ise Yukarı Kavrun'a bayıldık adeta. Yalnız Yukarı Kavrun'a çıktığımızda her taraf sis içindeydi ve hiçbir yeri göremiyordum. Fakat ansızın bir şeyler oldu ve tüm o sis yığınları 1-2 dakika içerisinde dağıldı ve yerini güneşe bıraktı. Sisten sonra karşılaştığımız manzara cenneti andırır nitelikteydi. Fakat ciddi manada çok soğuktu. Bizler ise valizlerimizi Ayder'de bırakıp gelmiştik ve ne yazık ki orada konaklamadan aynı dolmuşla geri geldik.

   Şayet Rize'nin yaylalarını gezmediyseniz, muhakkak gezin. Size katacağı çok şey olacağından asla şüpheniz olmasın. Bir sonraki tatilimde de o yaylalara çıkmak için ailece can atıyoruz.
Devamını Oku

Söyleşi (Sohbet Yazısı) Örnekleri

Sohbet yazısı olarak da anılan söyleşi metin türünde verdiğimiz örneklerin tamamı, sitemiz yazarları tarafından yazılmış ve hizmetinize sunulmuştur. Söyleşi örneklerini mümkün olduğunca kısa tutmaya, böylelikle size daha iyi hizmet sunmak için çabalamaya çalıştık. Kısa söyleşi örneklerine geçmeden önce sohbet yazısı yani söyleşinin ne olduğu, söyleşi özellikleri ile ilgili kısaca bilgi vermek faydalı olacaktır.

Söyleşi (Sohbet Yazısı) Nedir?

Söyleşi, herhangi bir yazarın, bir konu ile ilgili duygu ve düşüncelerini sanki karşısında başka biri varmış da onunla sohbet ediyormuş gibi anlattığı yazı türüdür.

Söyleşi Özellikleri Nelerdir?

-Yazar, anlattıklarını kimseye ispatlamak zorunda değildir.
-Söyleşi metin türünde nesnel ifadelerden çok öznel ifadeler yer almaktadır.
-Yazarın kendi duygu ve düşüncelerini içerir.
-Genellikle, tüm insanların ilgi duyduğu, merak ettiği konularda yazılır.

-Söyleşilerde samimi, içten bir dil kullanılır.



SÖYLEŞİ ÖRNEKLERİ

Örnek 1: Şiir Konulu Söyleşi Yazısı


SERBEST ŞİİR Mİ OLURMUŞ!

   Serbest şiir, serbest şiir deyip duruyorsunuz. Allah aşkına söyler misiniz, nedir bu serbest şiir? Şahsen ben çocukluğumdan beri şiirin tanımını şöyle bilirim: Şiir, herhangi bir duygu veya düşüncenin, belirli kalıplar dahilinde, coşkulu bir dille anlatıldığı yazı türüdür. E, o zaman nerede kaldı o belli kalıplar?

   Bakın üstatlar, şiiri şiir yapan, bahsettiğimiz bu belirli kalıplardır. Yani kafiyedir, rediftir, hece ölçüsüdür, aruzdur... Siz tüm bu unsurları kullanmadan şiir oluşturduğunuzu mu düşünüyorsunuz. Hayır, hayır. Sizin yazdıklarınız şiir değil, düzyazı örnekleridir. Şiir dediğiniz, okuyunca veya dinleyince insanı mest etmeli, kafada bir musiki ezgisi bırakmalı, sözcükler şöyle akıp gitmeli.

   Şimdiki şiirlere bakıyorum da şiir demeye bin şahit lazım. Bir mısrası kısa, birisi uzun, ölçüden eser yok. Kafiye, redif desen hak getire. Tekrar söylüyorum, böyle şiir olmaz. Şiir yazacaksanız şayet, kafiyeli, redifli, ölçülü bir şekilde yazın.

                                                                       -SON-


Örnek 2: Alışveriş Çılgınlığı Konulu Söyleşi Yazısı


AKLIMDAYDI 1 TANE, EVE GELDİM BİN TANE

    Yahu siz de benim gibi mi düşünüyorsunuz? İnsanımızda bir alışveriş çılgınlığı türememiş mi? Ara ara gittiğim alışveriş merkezlerinde rastlıyorum. İnsanlar harıl harıl alışveriş yapıyor. Alışveriş arabasını eline alan, gezdiği her raftan ne varsa, neredeyse hiç bakmadan, düşünmeden atıyor arabasına.

    Evdeki bir eksik için gittiği alışveriş merkezinden bin şey alarak geri dönüyor evine. Sizce de bu bir hastalık değil mi? Şahsen ben, hastalık olarak kabul ediyorum. Millet doldurmuş cüzdanlarına kredi kartlarını üçer beşer, sanki kredi kartından ödeyince alınanlar bedavaya geliyormuş gibi... Al babam al, al babam al.

    Sizce de bu çılgınlığa bir dur dememiz gerekmiyor mu? İşimize yarar yaramaz ne varsa alıyor ve çoğu defa hiç kullanmadan veya bir kere kullandıktan sonra atıyor bir kenara bırakıyoruz. Alışverişe giderken liste hazırlamalıyız bence. Sadece zaruri ihtiyaçlarımızı yazmalı ve alışverişe giderken de bu listenin dışına çıkmamalıyız.

                                                                       -SON-


Örnek 3: Eğitim Sistemi ile İlgili Sohbet Yazısı


ÜLKEMİZDE DEĞİŞMEYEN TEK ŞEY, EĞİTİM SİSTEMİNİN SÜREKLİ DEĞİŞMESİDİR

   Mesleğiniz ne olursa olsun, eminim, sizler de ülkemizdeki eğitim sisteminin sürekli değiştiğini gözlemlemişsinizdir. Evet, eğitim sistemi ile ilgili değişiklik yaşanmayan neredeyse tek bir gün yok.

   Kardeşim, bu yapboz tahtası mı ki yapıp yapıp bozuyorsun. İnsan, bir oturur, düşünür. Her şeyi en ince detayına kadar hesaplar, kitaplar, ondan sonra düşüncesini hayata geçirir ve belli bir süre bu düşüncede devam eder. Ama yok, bizde öyle mi? Biz önce yapıyor, sonra düşünüyoruz.

   Böyle giderse, eğitim namına bir şey kalmayacak. Özellikle gençler size sesleniyorum. Eğitime sahip çıkın, sizler de bu konuda elinizden geleni yapın.

                                                                       -SON-


Örnek 4: Köy Yaşamı ile İlgili Söyleşi




                                        GERÇEK YAŞAM KÖYDE

Sizin köyünüz var mı, yoksa ebeveynleriniz de dahil olmak üzere, doğma büyüme şehirli misiniz? Şayet yılda bir iki defa da olsa köy havası almıyorsanız, köy kahvaltısı yapmıyor, horoz sesi ile uyanmıyorsanız inanın bana ziyandasınız. Kaybettiğiniz çok şey var.

Bilir misiniz, sabahları horoz veya kuş sesleri ile uyanmanın tadı bir başkadır. Yaşadığınızın daha iyi farkına varırsınız. Hele de güne şöyle leziz bir köy kahvaltısı ile başladıysanız, keyfinize diyecek yoktur. Bizler, şehirliler olarak, beton yığınlarına hapsolmuş, ağaçtan, börtü böcekten yoksun yoksul insanlarız. Yoksuluz diyorum; çünkü gerçek hayatı yaşayamıyoruz. Fabrika bacalarından tüten zehirli dumanlarla zehirleniyor, ne olduğu belli olmayan meyve ve sebzelerle besleniyoruz.


Gelin, köylerimize geri dönelim. Köyümüz yoksa bile, gerekirse tüm mal varlığımızı satıp kendimize bir köy edinelim. Yılda birkaç defa da olsa gidip kalacağımız bir köyümüz olsun. İşte, o zaman göreceksiniz, gerçek yaşamın ne kadar güzel olduğunu.

                                                                       -SON-


Örnek 5: İklim Değişikliği Üzerine Söyleşi



                               YAZIMIZ KIŞ, KIŞIMIZ YAZ OLUYOR!

Son yıllarda en sık duyduğumuz kavramlardan bir tanesi ''iklim değişikliği'' değil mi? Herkes iklim değişikliğinden bahsediyor, eski yazların veya kışların böyle olmadığını anlatıp duruyor. Peki, insanlar haklı mı, gerçekten de mevsimleri olması gerektiği gibi yaşayamıyor muyuz?

1980'li yılların başında doğan biri olarak ben bile farkındayım bir şeylerin değiştiğinin. Eskiden öyle miydi? Yazın ortasında bile irili ufaklı dere ve derecikler akmaya başlar, her elli metrede bir bir çeşme ile karşılaşırdık. Şimdilerde ne o çeşmelerden bir eser var ne de şırıl şırıl akan derelerden. Ne ilkbahar ilkkbaharlığını biliyor ne de sonbahar sonbaharlığını... 

Bunda bizim de suçumuz yok mu peki? Olmaz mı? Hem de suçlunun dik alası bizzat biz insanlarız. Daha güzel kokmak için kullandığımız parfümler, rahatımızı bozmayalım, iki adım yürümeyelim diye sürekli kullandığımız arabalar, simsiyah ejderha misali tüttürdüğümüz fabrika bacaları bizi doğadan da ediyor mevsimlerden de.


Eminim, gün gelecek, teknoloji namına hiçbir şey olmayaydı da temiz bir hava, güzel bir çiçek olaydı diyeceğiz. Sizce de haklı değil miyim?

                                                                       -SON-


Örnek 6: Aşk ile İlgili Söyleşi


                                                         KARANLIK IŞIK

Evet, farkındayım; karanlık ışık diyerek bir tezat oluşturdum;zira ışık dediğimiz şey karanlık değildir. Genellikle herkes aşkı zehirli bir bala benzetir; çünkü bir yandan onun eşsiz lezzetini alırken, bir yandan da içten içe zehirlenip durursunuz.

Karanlık ışık da iyi bir benzetme değil mi sizce? Aşk, hem bir ışık gibi belirerek sizi kendisine çekiyor hem de siz ona doğru yürüdükçe, anlamlandıramadığınız bir karanlığa yol almış oluyorsunuz. Çoğu kez kötü bir karanlık oluyor hem de... Karşılıksız, mantıksız, amaçsız aşklar...


İşin kötü tarafı ne biliyor musunuz? Aşk, kişi belirlemiyor. Huyca sizin zıttınız olsa dahi birine aşık olabiliyorsunuz. Bu aşk, bir de evlilikle sonuçlandıysa vay sizin halinize. İşte, bu tür aşklar maalesef yerini sevgiye bırakamıyor ve en az iki kişi yıpranıp duruyor.

                                                                       -SON-


Örnek 7: Güzel Türkçemiz Hakkında Sohbet Yazısı

                                                              ANA SÜTÜM

Sizler de hatırlıyorsunuz değil mi bir şairimizin Türkçeyi ana sütüne benzettiğini? Ana sütü neyse, dilimizde Türkçe de odur. O kadar leziz, o kadar yararlı... 

Sizce ana sütü tadı kaldı mı o güzel Türkçemizde? Bana sorarsanız, o eski tat yok artık damaklarımızda. Güzel Türkçemizi bozmak için çok uğraştık ve nihayetinde de az çok başarılı olduk. Batı'ya özenerek onların dilini, onların sözcüklerini kullanır olduk. Hem de halis muhlis Türkçe karşılığı varken.

Biliyorum, bizdeki bu Batı özenticiliği devam ettikçe, dilimiz de yok olmaya devam edecek ve bu dil damaklarımızda acımsı bir tat bırakacak. Geç olmadan bir şeyler yapmalı, dilimizi yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmalıyız.

                                                                       -SON-


DİĞER SÖYLEŞİ ÖRNEKLERİMİZ
1- Konukseverlik Geleneği ile İlli Söyleşi Yazısı
2- Mutluluk Başarıya, Başarı ise Zamanı Değerlendirmeye Bağlıdır Konulu Söyleşi


Devamını Oku

Kompozisyon Nasıl Yazılır?

   Merhaba değerli dostlar. Bu yazımızda, iyi bir kompozisyon yazmak için bilmeniz gereken her şeyi en ince ayrıntısı ile anlatmaya çalıştık. Yazımızı layıkıyla okuyup kavradıktan sonra, artık her konuda güzel ve kuralına uygun kompozisyonlar yazabileceğinizden emin olabilirsiniz. Dilerseniz yazıyı daha fazla uzatmadan, kompozisyonun ne olduğu ile ilgili kısaca bilgi verdikten sonra, güzel bir kompozisyonun nasıl yazılması gerekti ile ilgili aydınlatıcı bilgilerimize geçelim.

Kompozisyon Nedir?
Kompozisyon deyince çoğumuzun aklına ‘’giriş, gelişme ve sonuç bölümleri bulunan düz yazı’’ tanımlaması gelir. Oysa kompozisyon bundan ibaret değildir. Kompozisyonun en genel tanımı şudur: ‘’Kompozisyon, birbirinden farklı parçaların muntazam bir şekilde bir araya getirilerek bir bütün oluşturmaktır.’’ İşte, bu tanım çerçevesinde, kompozisyonun sadece yazın alanında değil, birçok alanda var olduğunu söyleyebiliriz. Elbette ki, bu içeriğimizin gayesi, sizin aklınıza gelen kompozisyon hakkında bilgi vermektir.

Kompozisyon Nasıl Yazılır?
İyi bir kompozisyon yazmak için birden fazla etmeni göz önünde bulundurmalıyız. Bu etmenlerin başlıcaları şunlardır:
-İyi bir başlık
-Kurallarına uygun bir şekilde düzenlenmiş giriş, gelişme ve sonuç bölümleri
-Anlamlı ve kurallı cümleler
-Özenle seçilmiş sözcükler
-Her yönüyle dikkat edilmiş bir kâğıt düzeni
-Güzel örneklemeler ve anlaşılır anlatım

Şimdi, yukarıda verdiğimiz etmenlerin ayrıntılarına inerek, meseleyi daha anlaşılır bir hale getirelim.

Kompozisyon Başlığı Nasıl Olmalıdır?
Kompozisyonunuzun etkileyici olması için, başlığının da son derece etkili olması gerekir. Normal şartlarda bir metne başlık bulunurken, metnin neyi anlattığına bakılır ve metnin bir iki kelime ile özeti niteliğinde bir başlık bulunur. Bu, her zaman için geçerli bir yöntemdir. Örneğin ‘’Sevginin Önemi’’ konulu bir kompozisyon için direk aynı başlığı kullanabilirsiniz. Ancak, daha etkileyici bir kompozisyon için, bundan daha fazlası gereklidir. Hayal dünyanızı ve yaratıcılığınızı kullanarak daha etkileyici bir başlık bulabilirsiniz. Örneğin ‘’Sevginin Önemi’’ gibi klasik bir başlık yerine ‘’Sevgi Paylaştıkça Çoğalır’’ başlığını kullanırsanız, daha etkili sonuçlar elde edebilirsiniz.

Giriş, Gelişme ve Sonuç Bölümleri Nasıl Olmalı Nasıl Yazılmalıdır?
Öğrenciler, çoğu defa bir kompozisyonda giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinin hangi kısımlar olduğunu kestiremezler. Kendileri kompozisyon yazacak olsalar, bu bölümler arasında bir satırlık boşluk bırakarak ve yeni bölüme biraz içeriden başlayarak çözüm bulurlar; ancak önceden yazılmış ve gerekli boşluklar bırakılmamış bir kompozisyonu bölümlere ayırmakta zorlanırlar. Ama olsun, bu pek de önemli değil. Sizin yapmanız gereken, öğretmeninize kompozisyon yazmanın kurallarını bildiğinizi göstermektir. İşte, bunu da giriş, gelişme, sonuç bölümleri arasında birer boşluk bırakarak ve paragrafa içeriden başlayarak yapabilirsiniz.

Kompozisyonda Giriş Bölümü Nasıl Olmalı?
Kendinizi bir satıcı olarak düşünün. Etrafınızda müşteriler var ve kompozisyonunuzu kısa sürede bu müşterilere satmak zorundasınız. Kompozisyonunuzun değerini anlatmak için fazla zamanınız da yok. Bu yüzden giriş bölümü ile müşterilerinizi (öğretmeninizi veya okurlarınızı) etkilemek zorundasınız. Bu nedenle, başlıktan sonra üzerinde en çok düşünmeniz gereken şey giriş bölümüdür. Giriş bölümünde, okuyucuları etkileyecek, onların ilgisini çekecek ve kompozisyonu okumaya devam ettirecek cümleler kullanmalısınız. Kısacası, okuyucuda bir merak uyandırmalısınız. Bunu bazen etkileyici bir tanımla, bazen merak uyandırıcı bir soruyla veya bazen de bir kelime oyunuyla yapabilirsiniz.

Kompozisyonda Gelişme Bölümü Nasıl Olmalıdır?
Gelişme bölümü, kompozisyonun en kapsamlı bölümüdür. Anlatılanların büyük bölümü gelişme bölümü içerisinde yer alır. Giriş bölümündeki etkileyici anlatımdan sonra meselenin özüne, gelişme bölümünde inmeye başlarsınız. Burada, anlatmak istediğiniz konu ile ilgili örnekler verebilir, konu ile ilgili kısa öyküler, fıkralar anlatabilir hatta şiirler bile yazabilirsiniz.

Kompozisyonda Sonuç Bölümü Nasıl Olmalı?
Önceki bölümlerde anlatmak istediğiniz her şeyi anlattınız. Artık sonuç bölümünde, anlatmak istediklerinizi toparlayacak ve okuyucuya son mesajınızı vereceksiniz. Giriş bölümündeki etkileyiciliğinizi burada da konuşturmalısınız. Okuyucunun ağzında iyi bir tat bırakmak için yine etkileyici cümleler kullanmalı, gerekirse etkileyici bir özlü söz kullanmalısınız.

Kompozisyonda Kağıt Düzeni Nasıl Olmalı?
İyi bir kompozisyon anlatımı kadar, kağıt düzenin de önemli olduğunu bilmelisiniz. Hele ki yazdığınız kompozisyon bir yazılı sınavda yazdığınız kompozisyon ise, buna daha fazla dikkat etmelisiniz. Zira öğretmeniniz kompozisyonunuzu incelerken ilk önce onun şekline şemaline bakacaktır.
Başlığı büyük harfle yazıp yazmadığınıza, kağıdın kenarlarında boşluk bırakıp bırakmadığınıza; giriş, gelişme ve sonuç bölümleri arasında boşluk bırakıp bırakmadığınıza dikkat edecektir. Bu yüzden aşağıdaki hususlara mutlaka dikkat etmelisiniz.

-Başlık, kompozisyonun üst ortasında bulunmalı ve büyük harflerle yazılmalıdır.
-Kağıdın üst, alt ve kenarlarında uygun boşluklar bırakılmalıdır. Genellikle sol boşluk 2-2,5 cm, sağ boşluk ise 1,5-2 cm olmalıdır. Üstte de bu boşluğun bırakılmasına dikkat edilmelidir.
-Giriş bölümü bittikten sonra, bir satır atlanmalı, gelişmeye o şekilde devam edilmelidir. Bu kural, gelişmeden sonuca geçerken de geçerlidir.
-Bölümler veya paragraflar arasındaki geçişlerde, yeni paragrafa bir iki cm içeriden başlanmalıdır.
-Yazılı sınavlarda kompozisyon yazılırken sadece kurşun kalem kullanılmalı, başlıklar farklı renklerde yazılmamalıdır.
-Satırlar düz bir çizgi gibi yazılmalı, sağa doğru yazdıkça aşağı inen veya yukarı çıkan satırlardan kaçınılmalıdır.
-Noktalama kurallarına dikkat edilmeli, her işaret yerinde kullanılmalıdır.
-Yazım yanlışlarından uzak durulmalı, gerekirse yazım yanlışları konusuna iyice çalışılmalıdır.

Çeşitli Kompozisyon Örnekleri

Kompozisyon nasıl yazılır, iyi bir kompozisyon nasıl olmalı, giriş gelişme sonuç bölümlerinde neye dikkat edilmeli gibi soruların cevabını aldıktan sonra farklı kompozisyon örneklerini inceleyerek konuyu iyice pekiştirebilirsiniz.

Devamını Oku

Sanat ile İlgili Kompozisyon

                                                          SANATIN ÖNEMİ

   Herhangi bir duygu, düşünce, olay veya varlık anlatılırken, insanlarda hoş etkiler bırakacak şekilde bir anlatımın veya sunuşun kullanılması, sanat olarak tanımlanabilir. Sanatta en önemli nokta yaratıcı olması ve insanın hoşuna gitmesidir. Sanatın, bir toplumun kalkınmışlık düzeyi üzerinde büyük bir etkisi ve önemi vardır.

   Gelişmiş ülkelerde sanata verilen önem büyüktür. Buna paralel olarak geri kalmış ülkelere bakıldığında, sanatın pek de önemsenmediği, sanatsal faaliyetlerin çok az olduğu görülmektedir. Mustafa Kemal Atatürk ''Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.'' derken, sanatın önemini vurgulamış ve her milletin sanatla mutlaka uğraşması gerektiğini ifade etmiştir. Sanat, bilim ve teknolojinin de tamamlayıcısı niteliğindedir. Sanatın bulunmadığı bir yerde, bilim ve teknolojinin mükemmelliğinden bahsetmek çok zordur. Sanatın, insanlar üzerindeki etkileri de büyüktür. Ahlak, görgü ve duygu sahibi insanların yetişmesi, sanata önem verilen toplumlarda daha kolay olmaktadır. Sanat yolu ile insanları etkilemek daha kolaydır. Örneğin herhangi bir bölgede insanlara yapılan işkencelerden, zulümlerden bahsederseniz, anlattığınız kişilerde derin duygular uyandıramayabilirsiniz. Oysa ki aynı konu üzerine yazılmış bir şiir, dile getirilmiş bir türkü veya çizilmiş bir resim ile insanları daha fazla etkilemek, onları bilinçlendirmek mümkün olabilir. Çoğumuz, Kurtuluş Savaşı yılları anlatıldığında hüzünlenebiliriz. Ancak o günleri anlatan bir film izlediğimizde hüngür hüngür ağlar ve belki de milli duygularımızı daha fazla ortaya çıkarırız. İşte, sanatın önemi de buradan gelmektedir.

   Hem sanata hem de sanatçıya büyük önem vermemiz gerekir. Sanatçıların, özgür bir ortam içinde duygu ve düşüncelerini yansıtmalarına, sanat yapmalarına izin vermeliyiz. Sanatçıya verilen değerin az olduğu bir toplumda iyi sanatçıların yetişmesi pek olanaklı değildir.
Devamını Oku

Küresel Isınma ile İlgili Kompozisyon

                                                  KÜRESEL ISINMA

  Küresel ısınma, dünyayı saran atmosferin çeşitli sebeplerden zarar görerek, dünya üzerindeki sıcaklığın giderek artması olarak tanımlanabilir. İnsan kaynaklı ve insandan bağımsız birçok etmen, küresel ısınmaya sebep olmaktadır. Dünya üzerindeki nüfusun her geçen gün artması, yer altındaki fosil yakıt kaynaklarının gün yüzüne çıkarılarak kullanılması, çöplüklerde oluşan metan gazının atmosfere salınması, kullanılan parfüm ve benzeri ürünlerin olumsuz etkileri, araba egzozlarından çıkan zehirli gazlar ve çevre kirliliği gibi sebepler, küresel ısınmanın en büyük sebeplerini oluşturur.

  Bilindiği gibi dünyanın etrafını saran ve dünyayı güneşin zararlı ışınlarından korunmasını sağlayan atmosfer tabakası gün geçtikçe bozulmaya başlıyor. Güneşin zararlı ışınlarını engellemekle görevli olan ozon tabakası giderek inceliyor ve görevini yapamaz hale geliyor. Dünyaya güneşten gelen ışın ve ısı, tekrar atmosfere yansıtılır. Ancak havada bulunan su zerrecikleri yani buhar, metan gazları bu ışın ve ısının bir kısmını tutarak dünyanın aydınlık ve sıcak kalmasına sebep oluyor. Dünyada gereğinden fazla oluşan metan gazları, daha fazla ışık ve ısı tutarak dünyanın daha sıcak olmasına sebep oluyor.

  Tüm bu sebepler, dünya üzerinde iklim değişikliklerine sebep oluyor. Dolayısıyla dünya üzerinde gözle görülür değişiklikler meydana geliyor. Örneğin kar ve buzullarla örtülü olan kutuplardaki buzullar eriyor. Eriyen buzullar deniz seviyesinin yükselmesine, bu da karaların azalmasına sebep oluyor. Kutuplarda yaşayan birçok hayvan, durumdan olumsuz şekilde etkileniyor ve soyunun tükenmesi tehlikesi ile karşı karşıya kalıyor.

   Küresel ısınmayı durdurmak veya en aza indirmek için hepimize çeşitli görevler düşüyor. Çevre kirliliğini durdurabilirsek, atmosfere zarar veren parfüm ve benzeri maddeleri gereğinden fazla kullanmazsak olumlu etkiler yaratmış olabiliriz. İsraftan kaçınmalı, her konuda tasarruf etmeliyiz. Boşuna kullandığımız arabamızın çıkardığı zehirli gazlar bile atmosfere çok büyük zararlar verebiliyor.
Devamını Oku

Doğruluk ve Dürüstlük ile İlgili Kompozisyon

                                     DOĞRULUK DÜRÜSTLÜK ÜZERİNE
Her insanın sahip olması gereken ilk ilkelerden biri doğru ve dürüst bir insan olmaktır. Gerek insanlar arasındaki iletişim ve etkileşimin olumlu bir şekilde sürmesi, gerekse de Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak açısından doğruluğun dürüstlüğün önemi büyüktür.

  Her insan doğruluk ve dürüstlüğü ilke edinirse, kimse kimseyi kandırıp aldatmazsa, yaşanılası bir dünya oluşmuş olur. Kimse, kendi çıkarları doğrultusunda birilerini kandırmaz, birilerine haksızlık etmezse güzel bir dünyada yaşamış oluruz. Doğruluk ve dürüstlük, her zaman iyiliği, gerçeği, yardımseverliği doğurur. Adaleti sağlar ve haksızlıkların önünde durur. Bir insan ne kadar yaşasa yaşasın, yaşayabileceği sene sayısı kolay kolay yüzü geçmez. Ahiretin sonsuzluğu ile yüz yılı kıyaslarsak, hangisini tercih ettiğimizin ne kadar önemli olduğunu görebiliriz. Kısacık ömrünü biraz daha güzel, biraz daha zengin yaşama arzusu ile ebedi bir ahireti gözden çıkaranların akıllarına şaşmak gerek. Ahiret olmasa dahi, insanları aldatmak, yalan söylemek, birilerinin zarar görmesine sebep olmak kabul edilebilir bir şey değildir.

  Doğru ve dürüst olan insanlar, toplum içinde kendisine en çok güvenilen insanlardır. Böyle insanlara emanet bırakmaya, kimse çekinmez. Herkes onları sever ve sayar. Oysa doğruluk yerine yalanı, dürüstlük yerine sahtekarlığı benimseyenler toplum tarafından mutlaka dışlanır.

Devamını Oku

Ailemize Karşı Sorumluluklarımız ile İlgili Kompozisyon

                              AİLE İÇİNDEKİ SORUMLULUKLARIMIZ

Şüphesiz ki en çok zaman geçirdiğimiz, en çok şey paylaştığımız, kötü günlerin de güzel günlerin sevincini veya üzüntüsünü beraber yaşadığımız kişiler aile bireylerimizdir. Bizler, ailemizle birlikte et ve tırnak gibi bir bütünü oluştururuz. Bizim için bu kadar önemli olan ailemize karşı elbette ki bazı sorumluluklarımız vardır. Bu sorumluluklarını yerine getirdiğimiz takdirde güzel bir yaşam sürebiliriz ve sevdiklerimizle beraber mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşamaya devam edebiliriz.

Dikkat edeceğimiz bazı hususlar sayesinde ailemize karşı olan sorumluluklarımızı yerine getirmiş oluruz. Örneğin sabah uyandığımızda tüm aile bireylerine gülümseyerek ''günaydın'' demek, herhangi birisi dışarı çıkacağı zaman güzelce uğurlamak gerekir. Ev işleri sadece annemizin veya evdeki kızların yükümlülüğü değildir. Kız-erkek hepimiz ev işlerine yadım etmeli, cinsiyet ayrımı yapmaktan çekinmeliyiz. Ailemizin sıkıntılı anlarında birbirimize destek olmalıyız. Gereksiz harcamalarda bulunmamalı, ailemizin maddi durumuna zarar vermemeliyiz. Ayrıca nazik, yardımsever, ahlaklı birer birey olmalıyız. Büyüklerimize, hele de annemize babamıza karşı son derece saygılı olmalı, onları incitecek, üzecek veya kızdıracak davranışlar sergilememeliyiz.

Ailemize olan sorumluluklarımı yerine getirdiğimiz sürece hem onlar tarafından daha çok sevilmiş oluruz hem de daha fazla değer görürüz.

Devamını Oku

Özgürlük ile İlgili Kompozisyon

                      ÖZGÜRLÜK KONULU KOMPOZİSYON

Özgürlük, her bireyin herhangi bir kişinin, kurumun, topluluğun veya kurallar bütününün etkisinde, zorbalığında kalmadan istediği gibi hareket etmesi, istediği gibi yaşamasıdır. Özgürlüğün temelinde insan hakları yatar ve insan haklarından en önemlilerinden biri özgürlüktür.

Ancak özgürlük, başkalarının hakkını çiğneme, başkasına zarar verebilme yetkisini vermez. Özgürlüğün önemi hem tek tek insanlar için hem de devlet veya topluluklar için çok büyüktür. Özgür olmayan insan sürekli bir baskı altındadır. İstediği şeyi yapamayan, baskı altındaki insan ise bir gün patlamak zorundadır. İnsana en çok eziyet eden durumlardan biri özgürlüğünün elinden alınmasıdır. Bir söz vardır: ''Bülbülü altın kafese koymuşlar, ille de vatanım.'' demiş. Bu sözü özgürlük bazında da ele almak mümkündür. İnsan esaret altında olduktan sonra, istediği gibi yaşamayıp, istediği gibi gezip görmedikten sonra varlıklı yaşasa ne olur.

En önemli özgürlüklerden birisi de düşünce özgürlüğüdür. İnsanlar istediği gibi düşünebilmeli, istediği düşünceyi savunabilmeli ve bunu açıklayabilmelidir. Hiç kimse dininden, dilinden, mezhebinden, milletinden veya renginden dolayı yargılanmamalı, herkes istediği gibi yaşamalıdır. Türklerin de geçmişten beri en çok önem verdikleri değerlerden birisi özgürlüktür. Türklerde özgürlük kavramı önemli bir yer tutar. Bu nedenledir ki bilinen en eski Türk tarihinde bile atalarımız özgürlükleri uğruna savaşmış, ölmüş ve öldürmüşlerdir.

Özgürlük insanın gelişimini sağlayan, toplumların kalkınmasını sağlayan büyük bir değerdir. Esaret altında olan hiçbir devlet gelişemez, ilerleyemez. Bizler de öncelikle her türlü konuda özgürlüğümüzü kazanmak veya korumak için uğraşmalı, bu değere çok önem vermeliyiz.
Devamını Oku

Laiklik ile İlgili Kompozisyon

                                       ATATÜRK'ÜN LAİKLİK İLKESİ

   Laiklik, anlam olarak din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması ve herkesin dini inancında serbest olarak, inancını istediği gibi yaşamasıdır. Laiklik ilkesine göre kimse kimsenin inancına müdahale edemez, kimse kimseyi inancından dolayı kınayamaz, bir dini inanca girmesi için zorlayamaz.

   Laikliğin en temel ilkesi, devlet işlerini din işlerinden ayrı tutmaktır. Mustafa Kemal Atatürk'e ve Laiklik ilkesine göre devlet, din kuralları ile yönetilemez. Devletin çağdaş muasır devletlerde de olduğu gibi anayasalarla, kanunlarla yönetilmesi gerekir. Laikliğin ülkemizdeki olumlu etkileri büyük olmuştur. Cumhuriyet dönemine kadar hurafelerle de karışmış dini inançlar, olması gerektiği gibi yaşanmıyordu. Dini kullanan bazı insanlar, din adı altında insanları kandırıyor onları yanlış düşüncelere sevk ediyordu. İnsanlar gerçek İslamı bırakmış, şeyhlerin, müritlerin hakim olduğu bir yaşam tarzı benimsemişlerdi. Ayrıca medreselerde bilim ve fen derslerinden çok dini içerikli dersler okutuluyordu. Bu nedenle bilimde ilerlemez zor hale geliyordu.

   Laiklik ilkesi ile beraber Diyanet İşleri Başkanlığı açılmış, halifelik kaldırılmış böylece din devlet işleri birbirinden ayrılmıştı. Ayrıca tekke, zaviye ve türbeler kapatılmış, insanların şirke gitmesi de önlenmiş. Laikliğin hüküm sürmediği insanlar, dini inançlarını istedikleri gibi yaşayamazlar. Laik olmayan birçok ülkeye baktığımızda, farklı mezhepten olan insanların sürekli savaş halinde olduğunu görmekteyiz. Oysa bizim ülkemizde Müslümanı da Hristiyanı da Yahudisi de istedikleri gibi yaşamaktadır, yaşaması gerekmektedir.
Devamını Oku

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *